Ana sayfa Haberler ALBARAKA 2014 için Yahşi’den uyarılar

2014 için Yahşi’den uyarılar

84
0
PAYLAŞ

"EKONOMİNİN ŞOK DALGALARA DİRENÇLİ OLMASI ÖNEMLİ"



Son yıllarda ardı ardına yaşanan gelişmelerden sonra ülke ekonomisinin güçlü olmasının ne kadar önemli olduğunun bir kez daha anlaşıldığını ifade eden Yahşi, 10 yıldır istikrarlı bir şekilde büyüyen bu ekonomik başarıda katkısı olanların takdir edilmesi gerektiğini söyledi.



Küresel güç odaklarının ekonomi üzerinden hamlelerini önümüzdeki süreçte de görülebileceğini ifade eden Yahşi, ülke ekonomisinin bu dönemlerde de başarılı bir şekilde yürütülmesinin önemine dikkat çekti.



Özellikle Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın bu hükümette bir can simidi görevi gördüğünü savunan Yahşi, "Bence başbakan Erdoğan'dan sonraki en önemli isimdir. 10 yıldır ülke ekonomisini içeride ve dışarıda çok iyi yönettiler. Türkiye'nin ekonomisini ayakta tuttukları için kendilerine teşşekür ediyorum." dedi.



"2014 YILI ÇOK DAHA ZOR GEÇECEK"


2014 yılının 2013 yılından çok daha zorlu geçeceğinin işaretlerini aldıklarını belirten Yahşi, "Borçlanmalarınızı ona göre planlayınız. Bu dönemde borçlanmaya girilmemesi doğru bir strateji olacaktır. Özellikle yatırımcı ve iş adamlarımız faaliyetlerinde çok dikkatli olmalı. Öngörülemeyen risklere karşı hazırlıklı olmalıyız. Özellikle inşaat alanında ihtiyatlı davranmakta fayda var. Bu alanda bir daralma beklentisi oluşabilir. Onun için bu alanda yatırım yapmaya hazırlananlar hamlelerin bir süre ertelemesi uygun olabilir" şeklinde uyarılarını sıraladı.



2014 yılının piyasa verileriyle ilgili beklentileri sorulan Yahşi, "Merkez Bankası bile yıl sonu dolar kuru ile ilgili öngörüsünü tutturamadı. 1.980 civarındaki beklenti yıl sonu itibariyle 2.170 olarak gerçekleşti. 17 Aralık benzeri olaylar olmasaydı daha kolay olabilirdi bazı öngörüler. Onun için yarın için yapılacaklar konusunda bugün daha realist yaklaşımda bulunmak önemli. Seçim dönemi için çok korkmamak lazım ancak ihtiyatlı olmak lazım. Özellikle konut sektöründe tedbiri elden bırakmamak gerekiyor." ifadelerini kullandı.


"KARŞILIKSIZ PARA BASMAK VATANDAŞI SÖMÜRMEK DEMEKTİR"




Karşılıksız para basmanın bir anlamda enflasyon demek olduğu tespitinde bulunan Yahşi, bunun vatandaşın sömürülmesiyle aynı anlama geldiğini dile getirdi.



Türkiye'nin geçmişinde bu tür yanlışlar yapıldığını da hatırlatan Yahşi, "Ülkemiz artık bugün karşılıksız para basma gibi yanlışa düşmüyor, gelecekte de düşmemeli… O çok tehlikeli bir durum. Başbakan Erdoğan ilk iktidar olduğu zaman "para basarak bu borçlarımızı ödesek mi" diye bunun gündeme getirildiğini hatırlıyorum. Başbakan buna şiddetle karşı çıkmıştı. O günden sonra hükümetin bu yönde bir yaklaşımı olmadı. Bence de doğru yapıldı. Karşılığı olmayan bir şeyle hiç bir şeyi ayakta tutamazsınız. Yaptığınız çalışmanın bir kaşılığı olacak bu çok önemli" şeklinde konuştu.



Küreselleşme sonrası ekonominin kontrolü çok kolay olmayan bir alan olduğunu da vurgulayan Yahşi, bunun sebebinin "beklentilerden çok fazla etkilenmesi" olarak açıkladı.



"PİYASAYI MANİPÜLE EDENLER BELLİ"



Faiz lobisi ile ilgili kendisine yöneltilen soruyu da cevaplandıran Yahşi, "Faize para yatıranların ve faizle parasına para kazandırma yolunu seçenlerin piyasayı manipüle etme girişimlerine son dönemde yoğun olarak şahit oluyoruz. Türkiye'de piyasaları bu yönde etkileyen aktörler bellidir. Ülkemizde daha çok yabancı yatırımcıların bu tür faaliyetleri var. Adeta ekonomik bir savaş yürütülüyor. Sürekli piyasayı etkilemeye yönelik hamleler oluyor. Buna karşı en önemli önleyici unsur ekonomik bir güce dönüşmektir.



Bunun yanında piyasları manipüle etmek cezayı gerektiren bir durumdur. Dünyada bunun örnekleri var. Faiz lobisine hizmet eden piyasa manipilasyoncularına dünyada çok ağır cezalar verildi, veriliyor" dedi.



"EKONOMİ GÜÇLÜ OLMALI"



Son olarak TL'deki değer kaybı ve yabancı paraların iç piyasaya etkisini değerlendiren Yahşi, "Artık bakkallarımızda bile dolarla alışveriş yapılır hale geldik. Bu da bizi zayıflatırken, başkalarını güçlendiriyor. "Amerika küresel güç olmanın keyfini yaşıyor" şeklinde bir tespit var. Yaşadığı her türlü olumsuzluklara rağmen bugün için doğru bir tespit… Japonya'nın 5 trilyon borcu var. Ama tüm borcu kendi halkına…. Ülkenin dışarıya borcu sıfır…. Bu da dış ticaret açığıyla ilgili bir durum. Dışarıdn gelen hamlelerden etkilenmemek için bu seviyelere ulaşmak lazım. Ekonomimizin güçlü olması ve paramızın değerinin korunması gerekiyor" diyerek sözlerini tamamladı.

Yorumlar

yorumlar