Ana sayfa YAZARLAR Doğru Bankacılık

Doğru Bankacılık

161
0
PAYLAŞ

Bankacılık güzel meslektir, özellikle Türkiye’de. Türkiye’deki bankacıların çoğu iyi eğitimli, kalifiye kişilerden oluşmaktadır.  Bunun nedenine baktığımızda, özellikle 90’lı yıllarda çok iyi okullardan mezun yüksek eğitimli kişilerin bankacı olmayı tercih etmesidir.

Bu dönemde, bankalar çok ciddi karlar elde etmekte ve bunun da bir sonucu olarak  yeni mezunlara diğer sektörlere nazaran çok iyi maaş vermekteydi.  Bankalar diğer şirketlere gore daha profesyonel, daha ciddi, adam kayırmanın da daha az olduğu kurumlardı.  Türkiye’de bankacılık sektörünün Avrupa ve Amerika’ya kıyasla çok daha ileride olmasının nedenlerinden bir tanesi nitelikle iş gücünün kendisini tercih etmesidir.   Avrupa’da veya Amerika’da iyi bir okuldan mezun olan bir kişinin önünde banka seçeneğinden daha cazip seçenekler vardır. Orada diğer sektördeki  şirketler daha profesyonel ve kurumsal yapıdadır, sosyal hakları da geniştir.  Dolayısıyla oradaki bankaları, her zaman en kalifiye mezunlar tercih etmeyebilir.  Türkiye’de ise durum biraz daha farklı olmuştur.  Faizlerin çok yüksek seyrettiği yıllarda en büyük karları bankalar elde etmiştir.  Bu da bankaları diğer kurumlar yanında daha tercih edilebilir yapmıştır.

Şu anda Türk bankalarını çoğunlukla çok iyi eğitim almış, çok iyi finans tecrübesi olan ve vizyonu geniş kişiler yönetmektedir.  Bu kişilerin yönettiği bankaların birçoğunun finansal performansları da yüksektir.  Tabi bu bankaların geçmişte çok iyi karlar elde ediyor olması, bu seviyeleri korumak istemeleri bazı  yanlış uygulamalara da sebebiyet vermiştir.  Mesela ülkemizde yapılan bir araştırmada bankacılar en az güvenilen meslek grubunda yer almışlardır.  Bunun sebebi aslında pazarlama tarafında uygulanan bazı yanlışlardır.  Bankalar bu yanlışlarının farkına varmış ve son birkaç senedir etik pazarlamaya verdikleri önemi biraz daha arttırmışlardır. Mesela Türkiye Bankalar Birliğinin bu konuda yayınladığı “Bankacılık Etik İlkeleri” buna örnek olabilir.   Yine bu konuda düzenlenen seminerlerin de gün geçtikçe arttığını , bankaların ürünlerinde bu ilkelere yer vermeye başladığını söyleyebiliriz. Hemen hemen birçok banka toplumun faydasına olacak iş kurallarını ve kollarını yine kullanmaya başlamıştır.  Mikrofinans girişimleri, toplumu tasarrufa teşvik etme, bazı hizmetlerden ücret almama bunlara örnek teşkil edebilir.

Katılım Bankaları ise bu konuda daha avantajlı bir durumdadır.  Zira Katılım bankaları konulara İslami perspektiften  bakmak zorundadırlar.  İslami perspektif ise referansını ayetlerden ve hadislerden almaktadır.  Rekabet veya karlılık için bu değerlerden vazgeçme bu bankalar için kabul edilebilir nedenlerden değildir.  Peygamber efendimiz bir hadisinde “Bizi aldatan bizden değildir” buyurmuştur.  Dolayısıyla Katılım bankaları her pazarlama faaliyetini bu referans üzerinde kurmak durumdadır.  Peygamber Efendimiz iyi buğdayı üst tarafa koyup kötü buğdayı alt tarafa koyan bir satıcıya kızıp “İnsanların görüp aldanmaması için o ıslak kısmı ekinin üstüne çıkarsaydın ya!"demiştir .  Dolayısıyla dürüstlük doğruluğun yeri İslam’da açıkça belirtilmiştir.  Başka bir hadiste buyurulduğu üzere efendimiz yine bir mal satışında eğer o mal ile ilgili tüm bilgiler açık ve net şekilde belirtilmişse, bu ticari faaliyetin bereketli olduğunu eğer bazı kusurlar gizlendi ise bu faaliyetin bereketsiz olduğunu belirtmiştir.  (Buhari)  Katılım Bankaları her pazarlama faaliyetini İslam kurallarına uygun olarak gerçekleştirmek zorundadır.  Katılım Bankalarının bu prensiplere bağlılığı sayesinde 2002 yıllarında %2’lerde olan pazar payları yıllar itibari ile artış göstermiş ve %7’lere yaklaşmıştır.  Yapılan bazı araştırmalarda müşterilere neden Katılım Bankalarını tercih ettikleri sorulduğunda, İslami prensiplere uygun bankacılık yapılmasını en üst sıralara koymuşlardır.  Dolayısıyla bu bankaların son dönemlerde bu kadar popüler olmalarının bir nedeni de günümüz şartlar altında İslami değerlere bağlı kalma konusunda gösterdikleri çabalardır.

Hem dünyada hem Türkiye’de dürüst bankacılık yapmanın önemi gitgide artmaktadır.  Katılım Bankaları için referans, İslami değerler diğer bankalar için ise Etik ilkeler olmaktadır.  Referans ne olursa olsun müşterisine en doğru olan bankanın kısa dönemde karlılıktan fedakarlık etse de uzun dönemde bunun faydasını göreceği muhakkaktır.