Ana sayfa YAZARLAR Yanlış Bankacılık

Yanlış Bankacılık

0
0
PAYLAŞ

Doğru bankacılık etik ve İslami değerlere uygun bankacılık yapmanın önemini vurgulamıştık. Biraz da Türkiye gerçeklerinden ve bankaların pazarlama kampanyalarından bahsetmenin faydası olabilir. Geçen gün bir bankanın reklamı gözüme çarptı, banka emeklilerin maaşlarını çekmeye çalışırken bir yandan da onlara kredi vermeye çalışıyor. Açıkcası bankanın niyetinin çok kötü olmadığını ve emeklilere bir hizmet verirken farklı bir üründen bunu telafi etmeye çalıştığını tahmin edebiliyorum. Bir yandan da emeklilikler, rahat ve huzur içinde yaşamak varken, neden kredi borcu içine girsinler diye düşünmeden de edemiyorum. 2011 yılında Dünya Bankasının yaptığı bir araştırma var, buna göre Türkiye’de kredi kartına sahip olma oranı bayağı yüksek. Ama hanehalkı gelirine baktığımızda ortaya olumsuz bir tablo çıkıyor. Yani gelirimize göre fazla borçlanıyoruz. Yine aynı araştırmada 2010 yılına göre 2011 yılında tasarruf eden kişilerin oranını merak edip sormuşlar. Maalesef ülkemizde bu oran %4 çıkmış. Bizden kötü olan sadece 4 ülke var. Şimdi bu duruma baktığımızda gelecek için kaygılanmamak elde değil. İşte bu yüzden devlet de tasarrufu teşvik eden bazı politikaları harekete geçirmeye çalışıyor. 

Peki bankalar bu durumda ne yapıyor? Bazıları tasarrufu teşvik etmeye çalışırken bazıları tüketici kredileri ve kredi kartları ürünlerinin pazarlamasını agresif bir şekilde yapmaya devam ediyor. Yılbaşında veya bayramlarda tüketici kredileri ön plana çıkıyor.  Bir kişi bayramda borçlanarak neden harçlık versin? Veya yılbaşı tatilini neden borçlanarak gerçekleştirsin? Bana göre bankalar bu pazarlama modellerini bırakmak durumunda kalabilir. Yine bir tüketici kredisi reklamında oranın düşüklüğü gözümüze çarpıyor. Detaylarını incelediğimizde ise komisyon ve sigorta gibi masraflar devreye sokulduğunda tüketiciye maliyetin oldukça fazla olduğunu görüyoruz. Çoğu kişi detaylara bakmıyor veya bakamıyor.  Kredi kartları da maalesef böyle. İnsanlar harcıyor fakat ne harcadığını tam olarak takip etmiyor. Ödeme zamanı gelince de sıkışıyor, stres oluyor ve maalesef tüketici kredilerine başvurmak zorunda kalıyor. Bankanın reklamını görüyor, 0.79% düşük geliyor. Yalnız reklamın detayını okumuyor, 0.79% sadece 3,000 TL’ye kadar kullanımlar için geçerli.  Daha fazla kullanım olduğunda oran da artıyor. Bazı bankalar reklamlarında yine maalesef 9 ile biten rakamlar kullanmaya gayret gösteriyor. 1960 yıllarında yapılan bir araştırmaya göre 9 ile biten fiyatlar tüketiciyi daha fazla satın almaya teşvik ediyor. Bütün bunlar sadece bankalar tarafından değil tüm firmalar tarafından kullanılan pazarlama taktikleri. Fakat tüketicinin şimdi satın alması sadakat yaratmıyor. Tüketiciyi tasarrufa teşvik etmek, uzun vadeli zararına olacak pazarlama faaliyetleri yapmamak, önündeki riskleri görmek ve ona göre tüketici yönlendirmek sadakat sağlıyor. Kişi, verilen hizmetten uzun vadeli olarak memnun kaldığı zaman bundan diğer kişilere de bahsediyor ve belki de bu kurumların reklama çok fazla bütçe ayırmasına da gerek kalmıyor.

Bankaların yaptığı pazarlama faaliyetleri oldukça önem taşıyor. Kişiler bu faaliyetleri planlarken bu detayları düşünmeli. Hepimizin çevresinde bankaya borcu olduğu için sıkıntı yaşayan insanlar var. Sorumluluk sahibi olmak, bugünü değil yarını düşünmek, insanların hayatlarına önem vermek, yapması zor ama bir o kadar da önemli olduğunu unutmamak lazım.

Kuranı Kerim’den bir ayet ise şöyle diyor  “Servet ve oğullar, dünya hayatının süsüdür; ölümsüz olan iyi işler ise Rabbinin nezdinde hem sevapça daha hayırlı, hem de ümit bağlamaya daha lâyıktır” (18:46).