Ana sayfa RÖPORTAJLAR Röportaj: Katılım Bankaları Birliği Genel Sekreteri Osman Akyüz

Röportaj: Katılım Bankaları Birliği Genel Sekreteri Osman Akyüz

994
0
PAYLAŞ

Katılım Dünyası: Katılım bankalarına yöneltilen başlıca eleştirilerden biri de, katılım bankalarının ürünlere farklı açılardan yaklaşması. Bazı katılım bankaları için, bir ürün caizken başka bir katılım bankası aynı ürünü caiz olmadığı için ürün sepetine koymuyor. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Bunun için nasıl bir çözüm öneriniz var?

Osman Akyüz: Bilindiği üzere katılım bankalarımızın tamamında ürünlerin uygunluğunu onaylayan ve denetleyen danışma kurulları bulunmaktadır. Bu kurulların onayı olmadan yeni bir ürünün piyasaya sürülmesi mümkün değildir. Ancak bir bankanın danışma kurulunun uygun görmediği bir ürünü başka bir bankanın danışma kurulu uygun görebiliyor. Bu durum görüş farkından ileri geliyor. Bu görüş farkı her yerde bulunmaktadır. Örneğin Bahreyn merkezli AAOIFI‘nin uygun görmediği bir konu ya da ürünü Malezya kökenli IFSB uygun görebiliyor. Bu alimlerin yetişme biçimi ve dünya görüşü ile ilgili bir konu. Biz de mümkün olduğu kadar bütün bankaların aynı yönde hareket etmesini sağlamak için 3 yıl önce Birlik Merkezinde TKBB Danışma Komitesini kurduk. Önemli konuları bu komitenin onayından geçiriyoruz. Bazı konular oybirliği ile bazı konular ise çoğunlukla onaylanıyor. Ancak Komiteye getirilmeyen konularda bankalar ayrı hareket edebiliyor. Bu konu Birliğimizce yaptırılan “Strateji Belgesi’nde de yeterince  yer almış durumda. Bu Belgede bir “Danışma Genel Kurulu” kurulması öngörülüyor. Ayrıca, hem bu Danışma Genel Kuruluna hem de  bankalarımızın mevcut danışma kurullarına kurumsal kimlik kazandırılacak ve bunlar için gerekli  düzenlemeler yapılacaktır. Bu yapılanma ve düzenlemelerden sonra sizin bahsettiğiniz sakıncalar asgari düzeye inmiş olacaktır.

Katılım Dünyası: Katılım bankacılığı hakkında, mevcut ve potansiyel müşterilerin yeterince bilgi sahibi olduğunu düşünüyor musunuz? Bu konuda ne tür çalışmalarınız var.

Osman Akyüz: Sektörün asli oyuncuları olan katılım bankalarımızın,  yurtiçinde yaptıkları reklam-tanıtım faaliyetleri, basılı ve web ortamında müşterilerini bilgilendirici broşürleri, gerçekleştirdikleri öğrenci buluşma ve görüşmeleri, Anadolu’da üniversite ve ticaret-sanayi odaları ile ortak seminer düzenlenmesi, ulusal ve uluslararası konferanslarda stant açılması, katılım bankacılığının toplumda bilinirliğinin artmasına katkı sağlamaktadır. Birliğimiz daha çok üst düzey ulusal ve uluslararası konferanslarda üniversite ve küresel İslami Finans kuruluşlarıyla ortak projelere imza atmaktadır. Örneğin, SESRIC ve Borsa İstanbul ile ortaklaşa 2011 yılında düzenlediğimiz iki günlük Forum, bu sene Ekim ayında Sakarya Üniversitesi ile düzenleyeceğimiz uluslararası konferans örnek verebileceğimiz faaliyetlerimizdendir. Bunun yanısıra, hem Türkiye, hem de küresel faizsiz bankacılık ve finans gelişimini içeren faaliyet raporumuzu her yıl Mayıs ayında hazırlıyor ve yayınlıyoruz. “Sorularla Katılım Bankacılığı”, “Katılım Finansmanı”, “Katılım Bankacılığı Nedir, Nasıl Çalışır?”,.. gibi daha birçok kitap ve broşür yayınlarımızı kamuoyunun istifadesine sunuyoruz. Ayrıca, geçtiğimiz günlerde açıkladığımız on yıllık aksiyon planında, algı ve tanıtım alanlarında yapılacak reklam faaliyetleri, alan araştırmaları ve kamuoyunu bilgilendirici eylemlerin neler ve nasıl olmaları gerektiği yer alıyor. Bununla ilgili bir yol haritamız var.

Katılım Dünyası: Önümüzdeki 5 yıl içinde, sektöre katılacak (kamu katılım bankaları hariç) yerli-yabancı yeni oyuncular olacak mı?

Osman Akyüz: Türkiye ekonomisinde taşlar yerine oturduğu, istikrar bozulmadığı müddetçe yurtdışından sektörümüze ilgi hep olmuştur. Halihazırda Körfezden olan ilgi devam ediyor, her an yeni oyuncular sisteme dahil olabilir. Zaten, küresel bazda baktığımızda; 2014 sonu itibariyle Endonezya 33 banka ile dünya İslami finans aktif büyüklüğünden %1,7 pay almakta, Katar %5,4’lük payını ise 8 banka ile sağlamaktadır. Türkiye ise, sadece 4 banka ile dünya pazarından %4,0 pay almaktadır ki, bu büyük bir başarıdır. Türkiye’deki istikrar ve güven ortamı ile sağlam bankacılık altyapısını inceleyen yabancı girişimciler tabii olarak sektörümüze ilgi göstermektedir.

Katılım Dünyası: 2023’te Katılım Bankalarının sektör payının nereye ulaşacağını tahmin ediyorsunuz?

Osman Akyüz: Başbakan Yardımcımız Sayın Ali Babacan; geçtiğimiz Mayıs ayında yapılan Birliğimizin 14. Genel Kurul Toplantısında “Türkiye Katılım Bankacılığı Strateji Belgesi 2015 – 2025” adı altında sektörümüzün vizyonu ve misyonunu içeren, 84 adet eylemin hayata geçirilmesini öngören planı kamuoyuna duyurdu. Sonrasında Dokümanı internet sayfamızda da yayınladık. Bu Strateji Belgesine göre, 2025 itibariyle %15 pazar payına ulaşmak sektörün vizyonu içerisinde yer almaktadır.

Katılım Dünyası: Kamu katılım bankalarının sektöre girmesi sizce mevcut katılım bankalarını nasıl etkileyecek? Bu durum, katılım bankalarının pazar payını büyütecek mi?

Osman Akyüz: Kamu bankalarının sektöre girmesi, sektörümüzün Pazar payını büyütecek, daha çok kitle bizi konuşur, takip eder halde olacak, rekabet de artacaktır.  Kamunun Anadolu’da bir yaygınlığı ve etkinliği var; bu avantaj kullanıldığında bu hizmetin Anadolu’da yaygınlaşması için işbirliği ve dayanışma içerisinde sinerjik bir yapı tesis edilmesi mümkün olacaktır.  Bu çerçevede, 2025 hedefleri kolay yakalanacaktır diye düşünüyorum.

Katılım Dünyası: Katılım bankacılığının önünün açılması için, yetkili merciler tarafından yapılması gereken, beklediğiniz takip ettiğiniz, talep ettiğiniz yeni düzenlemeler var mı?

Osman Akyüz: Var tabii ki; bu sahaların neler olduğu, hangi tür eylemlerin öncelikle hayata geçirilmesi gerektiğine Strateji Belgesi içerisinde yer verilmiştir. Vergi yüklerinin dengelenmesi, bankacılıkta bazı işlemlerin süreçlerinde iyileştirmeler yapılması, ülkemizde olmayıp yurtdışında uygulanan ürünler üzerinde düzenleme çalışmalarının yapılması, mevcut ürünlerin nasıl geliştirilebileceğine ilişkin mevzuatta yapılacak iyileştirmelerin neler olduğu Strateji Belgesinde yer almaktadır. Bu tür çalışmaların Kamu ile beraber yürütülmesi gerekmektedir. Bugüne kadar bu alanda katılım bankalarımızın başarılı oldukları yadsınamaz. Bugün sektör, sıfırdan %6 pay alır noktaya gelmişse bunda Kamu ile kurulan işbirliğinin rolü büyüktür. İstanbul’un Finans Merkezi olması yanında bir Faizsiz Finans Merkezi de olması konuşuluyorsa, bu durumda sektörümüzün altyapısının sağlıklı olduğu, bu itibarla güven verdiği, bir başka ifade ile “yatırım yapılabilir” bir sektör olduğu düşünülmelidir.

Katılım Dünyası: Katılım bankacılığının dünden bugüne gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Osman Akyüz: Bilindiği üzere sektör 1985 yılında Albaraka Türk ve Faysal Finans’ın birer şubesi ile faaliyete başlamıştır. Sonrasında ise diğerleri kurulmuş, sayımız 6 ya kadar yükselmiştir.  2002 yılından itibaren bugünlere değin ülkemizde yaşanan siyasi ve ekonomik istikrar sayesinde sektörümüzün önü açılmıştır. 2005 sonrasında yeni Bankacılık Kanunu ile yasal zemin sektörün yaptığı işi tanımlayınca ve bu modelin üçüncü tür bir bankacılık modeli olduğu açıkça ortaya konunca, diğer alt düzenlemelerin ve işleyişin yapılandırılması kolaylaştı. Yeni Kanunun yürürlüğe girmesi  katılım bankacılığı için bir dönüm noktası oldu ve gelişme hızımız sektörün % 50 fazlasına yükseldi.

Katılım Dünyası: Kısa vadeli katılım hesaplarının açılması, katılım bankalarını diğer bankalar karşısında daha rekabetçi bir konuma getirebilir, bu konuda bir çalışma var mı?

Osman Akyüz: Katılım bankalarımız kar ve zarara katılma esasına göre fon toplamakta, topladığı fonları ise alım-satım, finansal kiralama ve yatırım ortaklığı şeklinde kullandırmaktadır. Bu anlamda topladığı fon ile kullandırdığı fon arasında konvansiyonel modele göre daha sıkı bir bağ vardır. Bugün, katılım bankalarımız ortalama 98 gün, sektör ise ortalama 106 günlük vadelerle fon topluyor. Katılım bankalarının vadesiz hesapları ise %25’ler seviyesinde ve toplam bankacılık sektörünkinden daha fazla. Düzenlemeye göre katılım bankalarında 1 aydan daha kısa vadeli hesap açılması mümkün değildir. Bu bizim kendi tercihimizdir. Aksi takdirde vadeli vadesiz ayrımının pek bir anlamı kalmamaktadır.

Katılım Dünyası: İslam Kalkınma Bankası kredileri katılım bankaları için cazip olabilir mi? Şimdiye kadar katılım bankaları bu kredilerden sizce yeterince faydalandılar mı?

Osman Akyüz:Katılım bankalarımız Körfezle sıkı işbirliği içindeler ve potansiyellerine göre bir hayli iyi şartlarda sermaye çekebiliyorlar. 2 milyar doların üzerinde bir sermaye sendikasyon şeklinde  Türkiye’ye çekildiği gibi bugün Kamunun ve katılım bankalarının 31 milyar TL’yi aşan tutardaki sukuk ihraçları, kaynak çekilmesi konusunda başarılı olunduğunu göstermektedir. İki katılım bankamızda % 10 civarında ortaklığı bulunan İslam Kalkınma Bankasının kaynaklarından da yararlanılmaktadır. Ancak bunun optimal düzeyde olduğunu söylemek mümkün değildir. Bu kaynaklardan daha fazla yararlanmak gerekir. 

Katılım Dünyası: Katılım bankaları Birliğinin internet sitesinde, bankalar birliğininkinde bulunan birçok veri yok. Katılım bankacılığı alanında araştırma yapmak isteyen kişilere geniş bir veri tabanı bilgi havuzu sunulması konusunda çalışmalarınız olacak mı?

 

Osman Akyüz:Kurumlara ilişkin faaliyet mukayesesi yaparken tarihsel geçmiş, sektör pazar payı, çalışan sayısı gibi unsurların göz önüne alınması gerekir. Birliğimiz faaliyet alanlarından biri de kuşkusuz web sayfası ve internet erişiminin sağlıklı yürütülmesidir. Birliğimiz internet sitesi, Bankalar Birliği ile aynı konseptte hazırlanmıştır, dolayısıyla kurumsal yapı, faaliyet geliştirmeleri ve mevzuat sayfalarımız aynı yaklaşım çerçevesinde ele alınmıştır. Aldığımız geri bildirimlere göre; web sitemiz özellikle akademisyenlere yönelik yayınlarımızın olmasıyla takdir toplamaktadır, zira katılım bankacılığının öncelikle felsefesinin, teorisinin iyi anlaşılması gerekir. İstatistiki yönden ise, veri setinin asli unsuru olan banka denetim raporları dipnotlarına ilişkin bilgilerin yayınında eksiğimiz bulunmamaktadır, hatta murabaha, wakala, Sukuk, sendikasyon gibi ürün bazında bilgilendirme de yapmaktayız. Veri setimizde şu an bulunmayan Alternatif Dağıtım Kanalları (ADK) bilgilerinin ise altyapısı hazır olup  yakında ilave edilecektir. Yakında kamuoyunun istifadesine açacağımız yeni mikro sitelerimizle de toplumun bilinçlenmesine ilave katkı sunacağımızı umuyorum

Yorumlar

yorumlar