Ana sayfa Haberler Yeni katılım bankaları için öngörüler

Yeni katılım bankaları için öngörüler

290
0
PAYLAŞ

Malum bankaların karlılıklarını etkileyen en kritik faktör aktif-pasif yönetiminin etkin yürütülmesidir. Fonlama maliyeti ve kredi havuzu gelirleri ise aktif-pasif yönetiminin sonucudur. Sonucun banka menfaatine olması açısından;

  • Kredi tahsisi sürecine paralel teminat yönetimi
  • Limit takibi
  • Portföy yönetimi
  • Kredi tahsisi ve kredi izleme
  • Sektör seçimi

gibi süreçlerin optimum işletilmesi ve anlık takibinin sağlıklı yapılması büyük önem arz etmektedir.

Mevcut Ortam

Mevcut bankacılık yapılanması göz önüne alındığında Ziraat ve Vakıf Katılım’ın açılmasından önce özellikle faizsiz finans tarafından alternatifler kısıtlıydı. Konvansiyonel bankacılık alanında da kredi hacmi açısından değerlendirildiğinde en son 2011 yılında Odea Bank bankacılık yetkisini almıştır.

Bu şartlar altında işletmelerin kredi limitlerini büyütmek için öncelikle başvuracakları bankalar Ziraat ve Vakıf Katılım olacaktır. Bu türdeki şirketlerin bir kısmının hacmi büyük olacağı için banka kredi tahsisine olumlu bakacaktır. Diğer taraftan da bankanın büyüme projeksiyonu açısından bu müşteriler makul müşteri kabul edilebilecektir.

Gerçekten Nasıl Oldu?

Kamu katılım bankası olan Ziraat Katılım Bankası’nın açılış tarihi 29 Mayıs 2015’ten yıl sonuna kadar geçen 7 aylık sürede kredi ve alacaklarının toplamı 1.7 milyar liraya ulaştı.

Ziraat Katılım’ın nakdi kredilerinin yüzde 76’sının sadece 100 müşteri tarafından alınan krediler olduğu görülmektedir. Gayri nakdi kredilerin ise yüzde 99’unun 100 müşteride olduğu görülmektedir.

Bu durum hem batak riskini artırmakta ve hem de mikro finansman hedefleri ile çelişkili bir sonucun ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Diğer Problem Ürün Çeşitlendirmesi

Yeni bankaların büyüme stratejilerini destekleyecek en kritik faktör ürün çeşitlendirmesi ile hem fon toplama hem de fon kullandırımı yönünden kaynakları etkin kullanmak ve tabanı geniş tutabilmektir.

Mevcut katılım bankalarının ürün geliştirme performansları, yeni ürün sayıları, yeni ürünlerin özellikle KOBİ ve bireylerin ihtiyaçlarını karşılama seviyesi, yeni ürünlerin özellikle “mal-commodity” fiyat riskine yönelik yenilikçi strateji oluşturulup oluşturamadığı konusu tartışılmalıdır.

Özetle;

  • Aktif-pasif yönetimini etkin yürüten
  • Kredi havuzunu mikro kredilendirme stratejisiyle tabana yayan
  • Ürün geliştirme sürecinde hem birey hem de KOBİ ihtiyaçlarını dikkate alan
  • Banka stratejisine paralel stratejik sektörleri etkin belirleyen

Yeni katılım bankalarının sektörden ciddi pay almasının ve katılım sektörü hacminin genişlemesine desteklerinin beklenin ötesinde kolay olacağı öngörülebilir.

Doç. Dr. Davut Pehlivanlı

Yorumlar

yorumlar