Ana sayfa Haberler ALBARAKA “Mızrak Çuvala Sığmadı” Katılım Bankaları Birliği Atıl Kaldı

“Mızrak Çuvala Sığmadı” Katılım Bankaları Birliği Atıl Kaldı

Anlaşılan o ki, katılım bankacılığı sektörünün Katılım Bankaları Birliği’ne bırakılamayacak kadar değerli bir alan olduğu noktasında otoritede de kesin bir fikir oluşmuş durumda…

373
0
PAYLAŞ

2001 yılından beri faaliyetlerini sürdüren Katılım Bankaları Birliği bu zaman zarfında çok eleştirildi, haklı veya haksız gerekçelerle yıprandı ama hep sabredildi ve destek verildi. Fakat gelinen nokta itibarıyla, daha doğrusu ulaşılamayan hedeflerden dolayı, Katılım Bankaları Birliği’nin ve Genel Sekreteri’nin “küçük olsun benim olsun” mantığının artık daha fazla yürümeyeceği, bu durumun sürdürülemeyeceği aşikârdır.

Türkiye neleri kaçırdı;

  • Özellikle Ak Parti iktidarının yaşandığı dönemlerde İslami Bankacılık alanında büyük ivme kazandıracak projeler yapılamadı,
  • Kamu kesimi desteği ile yürütülebilecek İslami Bankacılık kesimini tabana yayma amaçlı girişim fırsatları kaçırıldı,
  • Uluslararası İslami Bankacılık standartlarının yayınlanması ve uygulamaya alınması fırsatları kaçırıldı,
  • Ürün çeşitlendirmesi fırsatları kaçırıldı ve konvansiyonel bankacılık uygulamalarının çok gerisinde kalındı…

Bütün bunların ve diğer pek çok uygulamanın yapılmamış olması, kuşkusuz büyük bir karamsarlık gerekçesi değildir. Karamsarlık, daha çok geçmişte bu konularda atıl kalmış olan Katılım Bankaları Birliği’nin aksiyoner yönüne olan güvensizlikten kaynaklanmaktadır.

2015 yılı Kasım ayında BDDK Başkanı tarafından yapılan açıklamalardan, İslami Bankacılık alanında geciken aksiyonların kısmen BDDK tarafından ele alınacağı anlaşılmaktadır. Bu alanda öncü olması açısından da BDDK bünyesinde bir daire oluşturulmuş ve faaliyetlerine başlamıştır.

Soruyoruz:

BDDK’nın aksiyon almasını beklemek gerekli miydi?

Bu alandaki vizyoner rolü, Katılım Bankaları Birliği geçen yıllar boyunca üstlenemez miydi?

Katılım Bankaları Birliği’nin ataleti, kamuyu, elindeki tüm bankalarla katılım bankacılığına girmeye sevk etti. Yetmedi, bu atalet kamunun katılım bankaları kurmaya karar vermesinin yanı sıra, BDDK’yı da bir daire oluşturarak katılım bankacılığı alanına odaklanmaya ve bu alanda çalışmalar, araştırmalar ve geliştirmeler yapmaya sevk etti. Anlaşılan o ki, katılım bankacılığı sektörünün Katılım Bankaları Birliği’ne bırakılamayacak kadar değerli bir alan olduğu noktasında otoritede de kesin bir fikir oluşmuş durumda…

@HuseyinDeniz

Yorumlar

yorumlar