Ana sayfa YAZARLAR Faizsiz finansman şirketleri görürsek şaşırmayalım

Faizsiz finansman şirketleri görürsek şaşırmayalım

895
0
PAYLAŞ

Faizsiz Esaslara Göre Çalışan Finansman Şirketi Olabilir mi?

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Mehmet Ali AKBEN, Dünya Bankası, Sermaye Piyasası Kurulu ve Borsa İstanbul iş birliğiyle 19/11/2015 tarihinde düzenlenen “2. Uluslararası İslam Finansı ve İktisadı Konferansı’nda faizsiz esasa göre çalışan tüketici finansman şirketlerine ihtiyaç olduğuna dikkat çekmişti. Her ne kadar kamuoyunda bu konu yeteri kadar yer bulamasa da, yakın zamanda faizsiz esaslara uygun bir şekilde çalışan finansman şirketlerinin kurulduğunu görürsek, şaşırmamak lazım. Peki, gerçekten bu tip şirketlere ihtiyaç var mı?  Mevcut katılım bankaları tüketimin finansmanında eksik mi kalıyor?

Tüketici finansman şirketi nedir?

Finansman şirketleri; motorlu araçlar, bilgisayar, diğer elektronik araçlar, turizm ve eğitim hizmetleri, mobilya, yapım işleri, ipotekli konut alımı gibi tüketime ilişkin her şeyin finansmanını sağlayabilmektedir. Tüketici finansman şirketleri, herhangi bir kısıtlama olmaksızın her türlü mal ve hizmet alımının finansmanını sağlayan kredi kuruluşlarıdır. Bu finansman gerçek kişilere sağlandığı gibi, tüzel kişilere de kullandırılabilir. Bu finansman türünün temel prensibi, satış işlemi ile birlikte sağlanan finansman tutarının doğrudan satıcıya ödenmesidir. Kişiler, kredi kullanımı için ayrı bir yere gitmemekte, bütün işlemleri satıcının işyerinde gerçekleşmektedir.

Şubat-2016 dönemi itibarıyla bankacılık sektöründe 6 katılım bankası ve 13 finansman şirketi olduğunu müşahede ediyoruz. Finansman şirketlerince sağlanan kredi miktarı 24 milyar TL ile olup Türk bankacılık sektörü tarafından 2015 yılsonu itibarıyla kullandırılan toplam kredilere oranı  %1,6 olarak gerçekleşmiştir. Sektörün tüketici kredileri ve bireysel kredi kartlarından oluşan bireysel kredi toplamı ise 385 milyar TL’dir. Katılım bankaları tarafından kullandırılan bireysel kredi tutarı ise sadece 15 milyar TL’dir.

Öte yandan Eylül-2015 dönemi itibarıyla harcamalar yöntemiyle hesaplanan GSYH miktarı 1.446 milyar TL, yerleşik hanehalkının tüketimi ise 978 milyar TL’dir. Hanehalkı tüketimi, ekonominin büyümesine önemli bir katkı sağlamaktadır.

Kullandırılan toplam bireysel kredi tutarı ve toplam tüketim harcamaları birlikte değerlendirildiğinde, bireysel finansman tarafından Türkiye’nin önünde hala çok önemli fırsatlar olduğunu görüyoruz. Özellikle de finansman şirketlerinin paylarının çok geride kaldığı çok net bir şekilde anlaşılıyor.

BDDK’nın Makro İhtiyati Tedbirleri; Yeni Arayışlar

Bilindiği üzere, BDDK tarafından makro ihtiyati tedbirler kapsamında krediler üzerine getirilen bir takım kısıtlamalar özellikle perakende sektörünü çok olumsuz etkiledi. BDDK kredi kartları ile yapılacak harcamalara 9 ay taksit sınırı getirirken, tüketici kredilerine de 36 ay vade sınırı getirdi. Kuyumculuk işlemlerinde kredi kartı taksit sayısı 4 ay, eğitim-mobilya alımlarında ise 12 ay olarak uygulanmakta, taşıt kredilerinde ise azami vade 48 ay olabilmektedir.

Ancak, bu düzenlemelerden olumsuz etkilenen büyük şirketlerin, mevcut darboğazdan kurtulabilmek için yeni yollar arayışında olduklarını ve bu meyanda tüketici finansman şirketi kurarak söz konusu sınırlamalardan bertaraf olmayı planladıklarını anlıyoruz. İlk adımı Turkcell İletişim A.Ş. yaptı, yeni şirketlerin de yavaş yavaş ortaya çıkması bekleniyor.

Faizsiz Esaslara Uygun Çalışacak Tüketici Finansman Şirketlerine İhtiyaç Var mı?

Bu noktada BDDK Başkanı Sayın Mehmet Ali AKBEN’in çağrısına kulak verelim. Gerçekten faizsiz esaslara göre çalışacak finansman şirketlerine ihtiyaç var mı? Yukarıda da bahsettiğimiz üzere getirilen vade ve taksit düzenlemeleri karşısında satış sıkıntısı yaşayan firmalar ile bu yüzden alım yapamayan tüketiciler arasında faizsiz sisteme güvenenler de pekâlâ bulunmaktadır. Mevcut şirketlerin böyle bir hassasiyeti olmadığı için sisteme dahil olamayan kişiler ihtiyaçlarını kolayca karşılayabilecek, satıcılar ise pazar imkanlarını genişleteceklerdir.

Burada ikinci sorunun cevabını vermek gerekiyor. Mevcut katılım bankaları bu ihtiyacı karşılamakta yetersiz mi kalıyor? Tabi ki bunu söylemek mümkün değil. Ancak tüketici finansman şirketlerinin ihtisaslaşmış kuruluşlar olması, daha az personel ile her bölgedeki müşteriye daha hızlı ve kolay erişebilmesi, kredilendirme işleminin satış yerinde yapılması, bu şirketlere sağlanan kolaylıklar tüketici finansman şirketlerini bir adım öne çıkarıyor.

Bu açıdan bakıldığında faizsiz işlem duyarlılığı olan kişilerin beyaz eşya, motorlu araçlar, elektronik malzemeler, eğitim harcamaları, turizm giderleri gibi birçok alanda kendilerine finansman sağlayabilecekleri bir ortam oluşacaktır. Sonuçta BDDK Başkanı Sayın Mehmet Ali AKBEN’in bu çağrısının çok değerli olduğu, finansal piyasaların derinleşmesine de çok büyük katkılar sağlayacak bu girişimlere hem özel sektörün hem de kamunun yakın gelecekte ilgi göstereceğini düşünüyoruz.

MehmetAkifAvci@KatilimDunyasi.com

Yorumlar

yorumlar