Ana sayfa GENEL Kur’an ve Sünnete göre helal ve haram gıdalar

Kur’an ve Sünnete göre helal ve haram gıdalar

6090
0
PAYLAŞ

Prof. Dr. Hamdi DÖNDÜREN’in “Helal ve Sağlıklı Gıda Platformu” web sitesinde yayınlanan yazısını istifadenize sunuyoruz.

Giriş

Kur’an’da şöyle buyurulur:

(وَلَا تَقُولُوا لِمَا تَصِفُ اَلْسِنَتُكُمُ الْكَذِبَ هٰذَا حَلَالٌ وَهٰذَا حَرَامٌ لِتَفْتَرُوا عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَ اِنَّ الَّذ۪ينَ يَفْتَرُونَ عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَ لَا يُفْلِحُونَ ) “Siz dil alışkanlığı ile ‘Şu helâldir, bu haramdır!’ demeyin. Aksi halde Allah’a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Allah’a karşı yalan uyduranlar ise kurtuluşa eremezler.” (Nahl, 16/116)

“Menfaatin celbi ve mazarratın def’i ilkesi.

(قُلْ لَا يَسْتَوِي الْخَب۪يثُ وَالطَّيِّبُ وَلَوْ اَعْجَبَكَ كَثْرَةُ الْخَب۪يثِ فَاتَّقُوا اللّٰهَ يَاۤ اُوۨلِي الْاَلْبَابِ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ) “De ki: Pis olan şeylerin çokluğu hoşunuza gitse de, pis olanla temiz olan eşit olmaz. O halde, ey akıl sahipleri! Allah’tan sakının ki, kurtuluşa eresiniz.”(Mâide, 5/100)

. (يَاۤ اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُلُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا رَزَقْنَاكُمْ) “Ey iman edenler! Size rızık olarak verdiğimiz şeylerin iyi olanlarından yiyin.” (Bakara, 2/172)

(يَاۤ اَيُّهَا الرُّسُلُ كُلُوا مِنَ الطَّيِّبَاتِ) “Ey peygamberler! Temiz ve helal olan şeylerden yiyin.” (Mü’minûn, 23/51)

( يَاْمُرُهُمْ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهٰيهُمْ عَنِ الْمُنْكَرِ وَيُحِلُّ لَهُمُ الطَّيِّبَاتِ وَيُحَرِّمُ عَلَيْهِمُ الْخَبَاۤئِثَ ) “O Peygamber onlara iyiliği emreder, onları kötülükten meneder, onlara temiz şeyleri helal, pis şeyleri haram kılar.”(A’râf, 7/157)

 

I- KUR’AN’LA YASAKLANAN HAYVANSAL ÜRÜNLER

Kur’an-ı Kerim’de yasaklanan hayvansal ürünler; ölü hayvan, domuz eti, kan ve Allah’tan başkası adına kesilen hayvandan ibarettir.

Veda haccı sırasında inen ayet:

(حُرِّمَتْ عَلَيْكُمُ الْمَيْتَةُ وَالدَّمُ وَلَحْمُ الْخِنْز۪يرِ وَمَاۤ اُهِلَّ لِغَيْرِ اللّٰهِ بِه۪) “Size şunlar haram kılınmıştır: Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah’tan başkası adına kesilmiş hayvan..” (Mâide, 5/3)

Hz. Peygamber Veda haccı sırasında Mâide suresini okuyarak şöyle buyurmuştur:

“Ey insanlar! Bu sure indirilen son suredir. Ondaki helalleri helal, haramları haram olarak alınız.” (Buhârî, Ferâiz, 14; Kurtubî, Câmi’, VI, 22)

 

II- YASAĞIN SÜNNETLE GENİŞLETİLMESİ

  1. A) Hadisle Belirlenen Haram Kriterleri:

Hz. Peygamber’e aşağıdaki ayetlerle helal ve haramı belirleme yetkisi verilmiştir.

(يَسْـَٔلُونَكَ مَاذَاۤ اُحِلَّ لَهُمْ قُلْ اُحِلَّ لَكُمُ الطَّيِّبَاتُ ). “Senden, kendilerine neyin helal kılındığını soruyorlar. De ki: Bütün iyi ve temiz şeyler size helal kılınmıştır.”(Mâide, 5/4)

( يَاْمُرُهُمْ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهٰيهُمْ عَنِ الْمُنْكَرِ وَيُحِلُّ لَهُمُ الطَّيِّبَاتِ وَيُحَرِّمُ عَلَيْهِمُ الْخَبَاۤئِثَ ). O Peygamber onlara iyiliği emreder, onları kötülükten meneder, onlara temiz şeyleri helal, pis şeyleri haram kılar.” (A’râf, 7/157)

İbn Abbas’tan şöyle dediği rivayet edilmiştir:“Allah’ın Rasûlü, köpek dişi olan yırtıcı hayvanları ve tırnaklı yırtıcı kuşları yemeyi yasakladı.” (Buhârî, Zebâih, 28, 29; Müslim, Sayd, 12-16; Ebû Dâvûd, At’ime, 32; Tirmizî, Sayd, 9, 11)

Cabir (r.a)’ın rivayetine göre de, “Allah’ın elçisi Hayber günü ehlî merkeplerin etlerini yemeyi yasaklamıştır.” (Buhârî, Megâzî, 38; Müslim, Sayd, 12-16)

  1. B) Yasak Kapsamına Giren Hayvanların Grupları:
  2. a) Köpek dişleriyle kapıp avlayan, parçalayan ve kendisini savunan hayvanların etleri yenmez.
  3. b) Tırnak ve pençeleriyle kapıp avlanan, tırmalamayan ve düşük yaratılışlı olan kuşların etleri de haram veya tahrimen mekruhtur.
  4. c) Yaratılış bakımından iğrenç olan, insana tiksinti veren hayvanların etleri de haramdır.
  5. d) Allah’tan başkası adına kesilen hayvanlar.

Malikiler ise insan sağlığına zararlı olmadığı sürece haşerelerin, usulüne uygun olarak tezkiye edilmek suretiyle yenmesinde bir sakınca görmemektedir. Ayrıca yılanın yenebilmesi için zehirleyici özelliğinin giderilmesi ve tezkiye şartı aramışlardır (Zuhaylî, el-Fıkhü’l-İslâmî, c. III, s. 508).

 

III- DENİZ HAYVANLARI

Bir ayette deniz hayvanları ile ilgili olarak şu genel hüküm yer alır:

(اُحِلَّ لَكُمْ صَيْدُ الْبَحْرِ وَطَعَامُهُ مَتَاعًا لَكُمْ وَلِلسَّيَّارَةِ ) “Hem size hem de yolculara fayda olmak üzere deniz avı yapmak ve onu yemek size helal kılındı.”(Mâide, 5/96)

Hadislerde deniz hayvanlarıyla ilgili balıktan şöyle söz edilir:

“Bizim için iki ölü ve iki kan helal kılındı. Ölüler; çekirge ve balık. Kanlar da karaciğer ve dalaktır.”(İbn Mâce, Sayd, 9, At’ıme, 31; A. İbn Hanbel, II, 97)

“Denizin suyu temiz, ölüsü helaldir.” (Ebû Dâvûd, Tahâre, 41; Tirmizî, Tahâre, 52)

 

IV- HAYVAN KESİMİNDE İSLÂMÎ USÛL

Hadis: “Hayvanı kestiğiniz zaman kesimi güzel yapınız.” (Buhârî, Zebâih, 15)

(وَالْبُدْنَ جَعَلْنَاهَا لَكُمْ مِنْ شَعَاۤئِرِ اللّٰهِ لَكُمْ ف۪يهَا خَيْرٌ فَاذْكُرُوا اسْمَ اللّٰهِ عَلَيْهَا صَوَاۤفَّ )“Ön ayaklarından biri bağlı olarak kurbanlık develeri keserken üzerlerine Allah’ın adını anın.”(Hacc, 22/36)

Hadis: “Besmele ile başlanılmayan her önemli iş güdük kalır.” (A. İbn Hanbel, Müsned, II, 359)

(وَطَعَامُ الَّذ۪ينَ اُوۧتُوا الْكِتَابَ حِلٌّ لَكُمْ وَطَعَامُكُمْ حِلٌّ لَهُمْ) “Kendilerine kitap verilenlerin yiyeceği size helal, sizin yiyeceğiniz de onlara helaldir.” (Mâide, 5/5)

İmam Şâfiî’ye göre her önemli işte olduğu gibi hayvan keserken de besmele çekilmesi sünnet veya müstehap olmakla birlikte, besmele terk edilerek Müslüman veya ehl-i kitaptan birisinin keseceği hayvanın eti yenir. Av hayvanının durumu da böyledir.

Dayandığı deliller şunlardır: (فَكُلُوا مِمَّا ذُكِرَ اسْمُ اللّٰهِ عَلَيْهِ) (En’âm, 6/118. bk. 6/119)

(وَلَا تَاْكُلُوا مِمَّا لَمْ يُذْكَرِ اسْمُ اللّٰهِ عَلَيْهِ وَاِنَّهُ لَفِسْقٌ) (En’âm, 6/121) ortak ifadesini, yasak hayvanların sayıldığı dört ayette tekrarlanan (وَمَاۤ اُهِلَّ لِغَيْرِ اللّٰهِ بِه۪) ifadesiyle birlikte değerlendirmek gerekir.

Bera İbn Âzib ve Ebû Hureyre’nin naklettiğine göre Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:

“Müslüman ister besmele çeksin ister çekmesin, Allah’ın adı üzere kesmiş olur.”(Dârekutnî, IV, 295, H. No: 95; Şâfiî, el-Ümm, II, 227)

“Allah’ın adının zikri, her müslümanın kalbindedir.”(Dârekutnî, IV, 295, H. No: 95)

Hz. Aişe şöyle demiştir: “Bedeviler bize et getirirlerdi. Biz onların besmele çekip çekmediklerini bilmezdik. Hz. Peygamber, ‘Siz yerken besmele çekin ve yeyin.’ buyurdu.”

 

V- KUR’AN’LA YASAKLANAN BİTKİSEL ÜRÜNLER

1) Şarap:

(يَاۤ اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوۤا اِنَّمَا الْخَمْرُ وَالْمَيْسِرُ وَالْاَنْصَابُ وَالْاَزْلَامُ رِجْسٌ مِنْ عَمَلِ الشَّيْطَانِ فَاجْتَنِبُوهُ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ ) “Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikilen taşlar (putlar) ve fal ve şans okları şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan uzak durun ki, kurtuluşa eresiniz.” (Mâide, 5/90)

Hadis:“Sarhoşluk veren şeyin çoğu ve azı haramdır.” (Ebû Dâvûd, Eşribe, 5; Tirmizî, Eşribe, 3; Nesâî, Eşribe, 25)

  1. b) Şarabın kimyasal yapısı:

Günümüzde şarap denildiği zaman içinde %10-17 arasında etil alkol (etanol) bulunan içkiler anlaşılır.

2) Nebiz:

Ebû Saîd el-Hudrî (r.a)’ın naklettiği bir hadiste şöyle buyurulur: “Sizden kim nebiz içerse, yalnız zebib (kuru üzüm şırası) veya yalnız temr (kuru hurma şırası) içsin. Bunları birbirine karıştırmasın.” (Müslim, Eşribe, 5;Ebû Dâvûd, Eşribe, 8)

Hz. Aişe’den: “Ben Rasûlüllah’a kuru hurma şırası (nebiz) sunuyordum. Bunu tatlı bulmayarak içine kuru üzüm koymamı emretti, ben de öyle yaptım.” (İbn Ebî Şeybe, Musannef, V, 80)

Ebû Musa el-Eş’arî ve Muaz (r. Anhümâ) Yemen’e gönderilince, Hz. Peygamber’e orada baldan yapılan nebiz (bit’) ile darıdan yapılan bir nebiz (mizr) içildiğini, bunlardan içip içemeyeceklerini sormuşlar, Allah’ın elçisi, “Sarhoşluk vermiyorsa için, çünkü ben her sarhoşluk vereni haram kıldım.” (Nesâî, Eşribe, Tefsîru’l-Bit ve’l-Mizr) buyurmuştur.

 

VI- GIDA MADDELERİDE KİMYASAL DEĞİŞİM (İSTİHALE)

  1. A) Şaraptan Sirke Elde Etmek Câiz midir?

Hadis: “Hz. Peygamber hamrın sirkeye çevrilmesini (başka bir rivayette sirke edinilmesini) yasakladı.” (Müslim,Eşribe, 11; Tirmizî, Buyû, 59; Beyhakî, Sünen, VI, 37) Ebû Talha’dan rivayete göre, onun evinde yetimlere ait şaraplar (hamr) vardı. Kesin içki yasağı bildiren âyet gelince, “Ey Allah’ın Rasûlü! Bunları ne yapayım, sirke yapmayayım mı?” diye sordu. Hz. Peygamber “Hayır yapma, dök!” buyurdu. (Tirmizî, Buyû, 37; Beyhakî, Sünen, IV, 37)

“Herhangi bir deri tabaklandığında temiz olur. Sirke durumuna gelen hamrın helal olması gibi.” (Serahsî, age, XXIV, 23)

Hadis: “Sizin en iyi sirkeniz şaraptan (hamr) yapılandır.” (Beyhakî, Sünen, VI, 38; Nasbu’r-Râye, IV, 367) Rivayete göre Hz. Ali ekmeği hamr sirkesine batırarak yerdi. (Serahsî, age, XXIV, 7)

  1. B) Tuz Gölüne Düşen Domuz Veya Eşek Kimyasal Değişime Uğrar mı?
  2. C) Gıda Katkı Maddeleri:

Özel katkı maddeleri:

1) Peynir mayası: Sütü pıhtılaştırıp peynir haline getirmek için kullanılan bir enzimdir. Peynir mayası geviş getiren buzağıların dördüncü midelerinden (şirden) elde edilir.

Eğer maya meyteden ya da İslâmî usullere göre kesilmemiş bir hayvandan alınmışsa, Ebu Hanîfe’ye göre yine temiz kabul edilir ve peynir yapımında kullanılabilir.

Ebu Yusuf ve İmam Muhammed’e göre ise maya katı olduğu takdirde yıkanınca temiz sayılır ve bu aşamadan sonra peynir yapımında kullanılabilir. Maya sıvı olduğu takdirde ise temizlenme imkânı olmadığı için kullanılamaz (Kâsânî, Bedâî, I, 63, 77, V, 43).

2) Kimyasal mayalar: Genetik mühendisliği, buzağı genlerine konakçı mikroplar aşılayarak kimyasal kaynaklı mayalar elde etmişlerdir.

3) Karışık maya: En kaliteli peynir, dana mayasından elde edilir. Dana mayası ile domuz mayası karışımının, saf dana mayası kalitesinde peynir üretimi sağladığı görülmüştür. Kısaca peynir mayası bir çeşit “buzağı eti ezmesi” dir. Domuz mayası karıştırılmamış saf dana mayası kullanımı tercih edilmelidir.

4) Jelâtin (E441): Jelâtin sığır, domuz, balık ve kümes hayvanları gibi omurgalıların Kollagen’inden elde edilen bir protein türüdür.

  1. D) Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO):

Hz. Peygamber’in Medine’ye hicret ettikten sonra, hurmalara aşı yapan yerlileri görünce, bitkileri kendi haline (doğal) bırakmanın daha doğru olacağını söylediği, ancak aşı yapılmayan hurmalardan iyi ürün elde edilemediğini görünce de “siz dünya işlerinizi daha iyi bilirsiniz” buyurarak tecrübeye dayalı bilimin önünü açtığı bilinmektedir. Ancak bitki ve hayvanlar arasında gen nakiliyle bir aşılama yapılacaksa, bunun helal olan hayvan ve bitkilerin birbiriyle aşılanması, başka bir deyişle gen nakli yoluna gidilmelidir. Diğer yandan insan sağlığına zararlı olabilecek bir gen nakli yoluna da gidilmemelidir.

 

 

SONUÇ:

1)      Kur’an-ı Kerim’de eti yasaklanan hayvan ve hayvansal ürün olarak yalnız ölmüş hayvan, domuz, akmış kan ve Allah’tan başkası adına kesilen hayvan sayılmıştır. Suda yaşayan hayvanların ise helal kılındığı vurgulanmıştır. Zahiriye ekolü, yasağın yalnız bu hayvanların etleriyle sınırlı olduğu görüşündedir.

2)      Kur’an-ı Kerim’in birçok ayetinde temiz olan rızıktan yenilmesi istenmiş ve pis olan gıda maddelerinden uzak durulması bildirilmiştir.

3)      Yüce Allah, Hz. Peygamber’e temiz olan şeyleri helal kılma, pis (habâis) olanları da yasaklama yetkisi vermiştir. O, bu yetkiye dayanarak köpek dişi olan yırtıcı hayvanlarla, tırnaklı yırtıcı kuşları, pislik yiyen bir takım hayvanları ve insan fıtratının tiksinti duyduğu haşaratı yasak kapsamına almıştır.

4)      İmam Şâfiî ve o görüşte olanlar bütün deniz hayvanlarını meşru görürken, Hanefiler yalnız balık türünü meşru sayarlar.

5)      Hanefilere göre hayvan kesiminde besmele kasten terk edilmediği veya hayvan Allah’tan başkası adına kesilmediği sürece eti yenilebilirken, Şâfiîlerde kesen kişinin Müslüman veya ehl-i kitaptan biri olması yeterli görülmüş, besmele çekilmesi müstehap (iyi bir iş) olarak değerlendirilmiştir.

6)      Çoğunluk fakihlere göre içildiği zaman sarhoşluk veren her tür içki şarap gibidir ve yasak kapsamına girer. Ebû Hanife’ye göre ise “hamr” sadece üzümden elde edilen içki türünün adıdır. Diğer meyvelerden yapılan içkiler kıyas yoluyla “iskâr (sarhoş etme)” özelliği yüzünden yasak kapsamına alınmıştır. Bunların genel adı “nebiz” olup, sarhoşluk vermeyenlerinin içilmesinde bir sakınca bulunmaz. Bunun bir sonucu olarak şarap dışındaki alkollü içkiler temiz sayılır.

7)      Bazı gıda maddelerinin değişim yoluyla nitelik değiştirmesi habâisten iken, tayyibât grubuna geçmesi mümkündür. Şarabın sirkeye dönüşmesi, içine pislik düşen yağ ve bal gibi gıda maddelerinin ateşte kaynatmak gibi yollarla temizlenmesi mümkündür. Ancak bunun yine de laboratuar tahlilinin yapılması uygun olur.

8)       Günümüzde özellikle peynir mayası ve jelâtin gibi domuzdan elde edilen katkı maddeleri güneşte kurutulma, tuzun içinde uzun süre bekletme, jelâtinde olduğu gibi uzun süre ateşte kaynatma gibi elde etme şekilleri dikkate alınarak kimyasal bir değişime uğrayıp uğramadığı laboratuar kontrolü ile tespit edilmelidir.

9)       Kimyasal katkı maddelerinin bunları kullananda doğumsal anomali, alerji, astım, kurdeşen, saman nezlesi gibi etkilere yol açtığının günümüz tıp bilimince tesbit edilmesi, bu maddelerin gıda etiketlerine yazılmasını gerektirir. Çünkü inancına göre yaşama ve sağlığını koruma her insanın doğal haklarındandır.

10)   Gen nakli konusunda, bitkilerin kendi arasında, hayvanların da eti yenen ve İslâmî usûle göre kesilen hayvanların kendi aralarında uygulanması yoluna gidilmelidir. Ancak GDO. nun insan sağlığı için zararlı bir sonuç doğurmadığının tıp bilimince kesin sonuçlarının ortaya konulması da gereklidir.

 

Yazının tamamına erişim için tıklayınız

 

Yorumlar

yorumlar