Ana sayfa Haberler ALBARAKA Melikşah Utku: “Bu süreçten güçlenerek çıkarız”

Melikşah Utku: “Bu süreçten güçlenerek çıkarız”

0
0
PAYLAŞ

Albaraka Türk Genel Müdürü Melikşah Utku, Yeni Şafak’a konuştu. Üç ay önce başladığı Genel Müdürlük görevinin ardından ilk kez bir gazeteye röportaj veren Utku’ya Albaraka, Türkiye’deki katılım bankacılığı ve ekonominin gidişatı gibi konularda sorular yöneltildi. Röportajda 2016’nın zorluklarını hatırlatan Utku; katılım bankacılığı ve Türkiye ekonomisinin geleceği için umutlu konuştu. Sektörün geçen yıl Bank Asya yüzünden yaşadığı travmayı atlattığını anlatan Utku, her yıl sektörün iki katı kadar büyüme günlerinin yakın olduğuna işaret etti. Konuştuğumuz diğer konular ise ortak danışma kurulu, kur riski ve ürün çeşitliliği oldu.

Albaraka için 2016 nasıl geçti?

Bankacılık hakikaten dünya koşulları içerisinde ve dünyada yaşanan ekonomik konjonktür nedeniyle zor bir yıl geçirdi. Güneyimizde savaş var. 2016’da Rusya ile ilişkiler gitti geldi. 15 Temmuz ihanetini yaşadık. Buna rağmen bankacılık sektörü hem büyüdü hem de ekonomiye ciddi anlamda destek verdi. Albaraka olarak biz de hakikaten sanayicimizin, iş adamımızın, esnafımızın yanında olduk ve olmaya da devam edeceğiz. Hükümetin son zamanlarda sektörü kredi vermeye yönelik iştahı artırma yönünde attığı adımlarda çok iyi oldu. Hükümet bu zorlu dönemde sektörü desteklemenin faydalarını görüyoruz.

Piyasalarda size yansıyan herhangi bir sıkışıklık hissediyor musunuz?

Yok hayır. Yeniden yapılandırmayı kolaylaştırdılar. Genel kredi karşılıklarını düşürdüler. Kredi Garanti Fonu’ndan ciddi katkılar yaptılar ve oradaki süreci hızlandırıyor. Tüm bunların sektörün kredi verme iştahını artırıyor. Mevcut sıkıntı da dahi olsa müşterilerin hayatta kalmalarına bankacılık sektörü destek sağlıyor. Dünyada genel olarak çok ciddi bir kriz var ve bu durum kur veya başka ihracat mecraları üzerinden Türkiye’ye yansıyor. Buna rağmen ekonomide çok ciddi bir daralma yok. Tamam düşük büyüme moduna girdik ama bu anlamda bir kriz yaşanmış değil.

DİJİTAL VE TEKNOLOJİK BANKACILIK ÖNE ÇIKIYOR

Albaraka Türk rakamları nasıl?

Albaraka olarak da biz bu süreçte hakikaten Türkiye ekonomisine destek vermeye devam ediyoruz. 2016’da makul ölçülerde büyüdük. 2017′ de de bu büyümemizi devam ettireceğimizi öngörüyoruz. Teknolojinin hızla gelişmesiyle beraber bizde dijital bankacılık çok ön plana çıkmaya başladı. Biz de bu çerçevede şube konseptlerimizle alakalı çalışmalar yapıyoruz. Hem teknoloji tarafında ciddi adımlar atıyoruz. Geçen yıl mobil şubeyi hayata geçirdik. Oldukça güzel karşılandı. İnternet ve mobil şube tarafındaki ağımızı ve orada verdiğimiz hizmetleri artırıyoruz. Şube tarafında ise daha böyle küçük, teknolojinin ön plana çıktığı, daha nokta odaklı şubelere odaklanıyoruz. Genel geçer herşeyi yapan şubenin yerine belli bir bölgede o işe odaklanarak iş yapacak şube moduna geçiyoruz.

Hala gitmediğiniz il sayısı çok. Müjde verebileceğiniz bir yer var mı?

Çalışıyoruz. Bakıyoruz. Tabii ilgilendiğimiz bazı illerimiz var. Bunların birçoğu doğu illerimizde. Takdir edersiniz oradaki süreçleri ve ekonomik durumları takip etmek zorundayız. Hedeflerimiz arasında orada olmadığımız illerde yapılanma ve şube açma faaliyetimiz olacak.

Katılım Bankacılığı için 2017 nasıl bir yıl olur?

Katılım Bankacılığı uzunca bir dönemdir, 2002’den bu yana bankacılık sektörünün bir buçuk ve 2 iki katı büyüyor. Bankacılık sektörü yüzde 10 büyümüş ise katılım bankaları yüzde 20 büyümüş. Bunu her zaman görmek mümkün. Zaten bu sebeple 2002’de yüzde 1 olan pay, şuan yüzde 5’lere çıktı. Malum geçen sene sektörde bir travma yaşandı. Bir daralma oldu. O yüzden yüzde 5’in üzerine çıkamadı ama önümüzdeki dönemde yine bu sürecin eski dönemine dönmesini bekliyoruz.

KATILIM BANKACILIĞI YENİDEN BÜYÜME TRENDİNDE

Bu travma atlatıldı mı?

Şu anda bir etkisi kalmadı. Ciddi bir lisans iptali oldu. Ciddi sayıda bankacı yerinden oldu. Önemli bir kısmı artık bankacı değil. Önemli bir tecrübe birikimi kaybolmuş oldu. Onların bir kısmı başka bankalara geçti. Müşterilerin bir kısmı sektörün içinde kalmasına rağmen sektörün dışına çıkan sayıda çok. Bu anlamda bir kayıp. Atlatıldı mı? Evet atlatılacaktır. Çünkü katılım bankacılığının özellikle bir çeyrektir yeniden hızlı büyüme trendine girdiğini görüyoruz.

Bir güvensizlik hissettiniz mi?

Hayır o anlamda katılım bankalarının genelinde sorun olmadı. Tek bir banka ile alakalı bir sıkıntı yaşandı. O banka katılım bankacılığı sektöründe o dönem itibariyle en büyük oyuncuydu. Doğal olarak geçici de olsa etkisi kaçınılmazdı.

Ziraat ile Vakıf Katılım’ın kurulması sektöre önemli bir hareketlilik geçirdi mi?

2016 bazını alırsanız kendi içinde büyüme oranlarıyla birlikte henüz çok küçükler. Açığın kapatılması açısından önümüzdeki dönemlerde etkileri daha fazla olacaktır. Daha ziyade bu 2016’nın son çeyreğindeki hacim büyümesi, mevcut eski bankalardan hacim orada daha fazla olduğu için açık orada kapatılıyor. Büyüme oranları hızlı ancak toplam hacimleri daha küçük. Önümüzdeki günlerde sektörün büyümesine daha çok katkı sağlayacaklarını söyleyebiliriz.

Ortak danışma kurulu çalışmaları bitti mi?

Bununla alakalı çeşitli modeller üzerine faizsiz finans konseyinde katılım bankaları kendi içerisinde ve faizsiz finans ile alakalı ilgili tüm taraflar çalışıyorlar. Sadece bankaların değil. Faizsiz finans ile alakalı işlem yapacak, sigorta şirketleri, sermaye piyasasında faizsiz ürün çıkartacak özel şirketleri de gözetleyecek. Bu önümüzdeki dönemde yapılacak 2017’de muhtemelen, tamamlanmış bitmiş olacak diye düşünüyoruz. Sadece nerde nasıl olacak. Başbakan Yardımcımız, Merkez Bankası, Hazine Müsteşarlığı, BDDK, SPK, Katılım Bankaları Birliği, Katılım Sigortacılar Birliği, Maliye Müsteşarlığı gibi çok geniş bir kesim tarafından değerlendiriliyor.

KÖRFEZ’DEN PARA AKIŞI SÜRÜYOR

Körfez ülkelerinden para akışı sürüyor mu?

Körfez’den çok sıcak bir para gelmez. Yani sıcak para yapanlar, daha ziyade batıdaki fonlar. Oraya gidip oradan geliyorsa olur. Körfez’den sıcak para ayrı bir yatırım felsefesi ve stratejisi getiriyor. Körfez’den iki tane şeye gelinir. Bir tanesi çok net getirisi olan yatırımlar. Katılım hesaplarına veya mevduata da gelebilir. Türkiye’ye Körfez’den ciddi anlamda paralar geliyor. Niye çünkü yurtdışında Amerika’da dolar ve avro ile ilgili sıkıntılar ortaya çıkınca bölgeyle alakalı onlarda altarnetif mekanlar arıyorlar. İkincisi bildiği işe giriyor. Gayrimenkul veya sanayi işine geliyor.

BU SÜREÇTEN GÜÇLENEREK ÇIKARIZ

Bugün yaşanan problemler küresel problemler. Bizim coğrafyamız üzerinde frekansı ve gücü artan problemler. Yoksa dünya güllük gülistanlık da Türkiye’de sorun var diye birşey yok. Sadece olayları biraz daha fazla hissediyoruz. Dünya çok ciddi bir dönüşüm yaşıyor. Bu ciddi dönüşüm ağrısız olamayacak. Ama umudum ve inancım şu. Türkiye ekonomisi esnek aynı zamanda tek bir sektöre bağlı olmayan bir ülke. İhracat pazarlarını hızlıca değiştirebilen, demografisi genç, coğrafi olarak kaynakları fazla olan bir yer. Böyle kaotik ortamda güçlü bir liderle fark atar diye düşünüyorum. İnşallah bu süreç sonunda da güçlü bir ülke olarak çıkacağımızı düşünüyorum.

KUR RİSKİMİZ YOK

Kur ve döviz riski yaşıyor musunuz?

Kur ve döviz riski bankalar zaten mevzuat gereği, pozisyon açamadıkları için sermayenin %20’si kadar pozisyon alabiliyorlar. Bu da dövizin inip çıkmasında kar veya zarar etmelerini büyük ölçüde kısıtlıyor. Biz ne kadar döviz toplamışsak, okadar kredi kullandırıyoruz. Bir döviz riski taşımıyoruz. Müşterilerimiz döviz borçlanmışlarsa onlar açısından risk oluyor.

Yeni Şafak