Ana sayfa Manşet “Körfezden yeni katılım bankaları yolda”

“Körfezden yeni katılım bankaları yolda”

0
0
PAYLAŞ

Vakıf Katılım Genel Müdürü İkram Göktaş, Capital Dergisi’nden Elçin Cirik’e konuştu. Göktaş, 2023’te Türkiye’nin lider katılım bankası olacaklarını belirtiyor. 

İŞTE O RÖPORTAJ:
* Şubatta faaliyete geçmiş bir bankanın yönetimindesiniz. İlk yıl performansınızı nasıl yorumluyorsunuz?
Göreve geçtiğimiz yıl ekim ayında başladım. Hızlı satın almalar ve eleman alımları sonrası 2 Şubat’ta bankayı, bütün bankacılık sistemi dahil hazır hale getirdik. Ardından 17 Şubat’ta BDDK’dan faaliyet izni aldık. 3 ay gibi kısa bir sürede tüm izin işlemlerimizi tamamladık. İlk olarak fon toplamamız lazımdı. Bu nedenle şubeleşmeye başladık. Şube konseptimizi oluşturduk. İlk şubelerimizi haziran ayında açmaya başladık. Kasım ayında 26 şubeye ulaştık. Bu şubeleşme süreci, rakamsal anlamda bizi beklediğimizin altında bir yerde tuttu. Zaman içinde şubelerimizin olgunlaşmasıyla rakamsal olarak hızlanacağımızı düşünüyoruz ki zaten olgunlaşan şubelerden bunun sinyallerini alıyoruz.
* Beklentinin altında derken banka ne kadar büyüklüğe ulaştı?
Kasım ortasında 2,9 milyar TL aktif büyüklük, 1,8 milyar TL toplanan fon ve 1,9 milyar TL kullandırılan fona sahibiz. Tabii bizden beklenti büyük, önemli bir destek alıyoruz. Vakıflar Genel Müdürlüğü birçok finansal kurumuyla kimsenin görmediği büyük bir finansal holding, büyük bir güç. Bu büyük gücün desteği ve 300 milyon dolar sermayeyle başladık. İlk altı ay sonuçlarımız da bu açıdan gayet iyi.
* 2016 yıl sonunu nasıl bitireceksiniz?
2016’yı 3 milyar 750 milyon TL aktif büyüklük, 2,1 milyar TL toplanan fon ve 2 milyar 350 milyon TL kullandırılan fonla tamamlamayı hedefliyoruz. Kredi verme iştahımızda sorun yok. Tabii bu durum sektöre ve bulunduğumuz coğrafyanın durumuna ve ekonomiye bağlı. Bugün bunları konuşuyoruz ama yarın hiç kredi vermemeyi de konuşabiliriz. Gelecek yılın daha iyi ama sancılı olacağını düşünüyoruz. Ancak bankamızın farklı bir gerçeği var: VakıfBank’la ilgili bir sermaye hikayemiz var. O sermaye gelecek mi, ne zaman gelecek buna göre büyüme hedeflerimiz de değişiyor. Bugün bu sermaye olmadan plan yapıyoruz.

 
* Müşteri sayınız kaça ulaştı?
 13 bin 600’ü aşan müşterimiz mevcut. Bu rakamın 10 binden fazlası bireysel müşterilerden ve 2 bin 800’ü aşan sayısı da tüzel müşterilerden geliyor. Yeni müşteri kazanmak istiyoruz. İş yapış çerçevemiz içinde bizimle çalışan herkesle çalışıyoruz. Biz diğer katılım bankalarından pay almaya gelmedik, pastaneden pay almaya geldik. Türkiye’de faiz hassasiyeti olan müşteri sayısı yüksektir. Ancak bugün mevcut katılım bankalarının bütün muhafazakar müşterilerin ihtiyacını karşılayacak ekonomik büyüklüğü bulunmuyor. Biz bu ihtiyacı olan konvansiyonel bankaların müşterilerinden de pay alacağız. Aynı şekilde büyük holdinglere de katılım bankaları tek başına yetemez ama burada katılım bankacılığının payını artırmak istiyoruz.
* Bireysel bankacılıkta büyüme isteğiniz yok mu?
 Katılım bankacılığında bireysel bankacılık biraz zor bir alan. İhtiyaç kredisi veremiyoruz. Konut kredilerinde faizler düştü ve bizim gibi küçük bir banka için burada büyümek çok sürdürülebilir değil. Bizim kaynak yapımız bireysel bankacılıkta hızlı büyümemize müsaade etmez. Konut kredilerinde de biraz daha muhafazakar gitmemiz gerekiyor, bugünkü kadar pay almayı planlamıyorduk. Bireyselde kısa vadede büyüme stratejimiz yok. 2017’nin ilk çeyreğinde kredi kartı çıkarmayı planlıyoruz. Bir de katılım bankaları bünyesinde ortak bir kart çıkaracağız. Vakıf Katılım kartının 50 bine ulaşmasını istiyoruz.
* Şubeleşmeye devam edecek misiniz?
 Sektörde hem katılım hem konvansiyonel bankaların şubelerinin yüzde 45-50 düzeyinde İstanbul konsantrasyonu var. Bizim ise İstanbul konsantrasyonumuz yüzde 30. Biz daha çok fon toplamak adına ilk önce pek çok büyük ilde şube açmaya gittik. Ana stratejimizde kamu bankası olarak 81 ili kapsamak var. 3 yılda 100 şubeye ulaşma hedefimiz var. 2016 sonunda en az 30 şube ve 2017 sonunda da minimum 70 şubeyi buluruz.
* Bankayı uzun vadede nasıl konumluyorsunuz?
 2017 yılında yüzde 100 büyürüz. Bazımız küçük olduğu için aktif büyüklüğümüz 8 milyar TL’ye kadar çıkacak. Bugünkü sermayemizle 2018 ortalarına kadar hızlı büyüyebiliriz. 2023’te katılım bankacılığında lider olma hedefimiz var. Bu liderlik bizi tüm bankacılık sektöründe ilk 10 içine taşır mı bilemiyorum ama ilk 10 banka arasında olmayı arzu ederiz.
* Kârlılıkla ilgili nasıl bir hedefiniz var?
 Kamu bankası olduğumuz için çok kâr etmeli miyiz, bir soru işareti. Elbette kâr etmeliyiz, geçmişte olduğu gibi bankalar görev zararı yazmamalı. Bana göre kârlılığı aşağıda tutarak ekonomiyi desteklemek daha doğrusu. Örneğin 15 Temmuz sonrası ciddi şekilde ekonomiyi desteklemek gerekti. Biz daha çok kâr edebilecekken konut kredilerine girerek kârımızı belki aşağı çektik. Bilerek yaptık. Ama üçüncü çeyrek sonuçlarına göre 6,1 milyon TL net kârımız var. Yıl sonuna kadar da bu rakamı korumak istiyoruz.  

Moodys’in kararı ekonomiyi etkilemedi ama ileriye dönük etkileyecek. Biz yine de büyürüz, 3 yıl önce ülkenin notu “yatırım yapılabilir” değildi, daha çok büyüyorduk. Büyümeyi jeopolitik konum belirleyecek. 2017’de bankacılıkta yüzde 15 kredi büyümesi yakalanır. Katılım bankacılığı daha fazla büyür. Son 2 yılda içsel sıkıntılar oldu. Giden banka arındırıldığında yine katılım bankalarında iyi bir büyüme var. 2017’de de yüzde 20 kadar büyüme gelir. Kamu katılım bankaları daha hızlı büyür.
EL KONULANLAR SATILMALI
15 Temmuz sonrası tüm bankalar, yabancılar dahil aynı yönde hareket etti, müthiş duruş sergilendi. 15 Temmuz sonrası el konulan şirketlerle ilgili sorun mutlaka ilerleyecek. Burada TMSF’nin tavrı ve hızı çok önemli. Eldeki şirketleri hızla satmaları lazım. TMSF Türkiye’nin en büyük holdingi oldu, portföyündeki kıymetli şirketler tedarikçileri, bayileriyle ciddi bir kesimi etkiliyor. Hızlıca normalleşme adımları atılması lazım. Doğru insanlara, işleri büyütecek kişilere satmak gerekiyor.

“YENİ OYUNCULAR GELEBİLİR”
Geçmişte sektörde sermaye verme güdüsü yüksek değildi. Kamunun katılım bankacılığına girmesinin nedeni de bu. Tabii bu durumda katılım bankacılığının bankacılığın toplamından aldığı yüzde 5 pazar payı değişmiyor. Bir de bir oyuncu sektörden ayrıldı. Bu da aslında sektörün toplam rakamlarına etki etti. Bu bankadan çıkanların tamamen katılım bankacılığına gelmediğini net görebiliyoruz. Konvansiyonel bankacılığa gidiş oldu. Katılım bankacılığının sektördeki payı bir miktar düştü. Ziraat Katılım ve bankamızla aramızdan ayrılan oyuncunun ancak bir miktar parası katılım tarafına geri geldi. Biz maalesef sahip çıkamadık.

KÖRFEZ’DEN ÇALIŞMA VAR
2023’te katılım bankacılığının tüm bankacılıktan yüzde 15 pay alması ve 100 milyar TL aktif büyüklüğe ulaşması isteniyor. Bunlar iddialı hedefler… Bu amaçla 2 kamu bankası kuruldu hatta üçüncü kamu bankasının sektöre girmesi konuşuluyor. Tabii duyuyoruz, Körfez sermayesiyle yeni katılım bankalarının girmesi için de yapılan çalışmalar var. Biz destekliyoruz. Rekabetin zarar getireceğini düşünmüyoruz. Küçük olsun bizim olsun, mantığında değiliz. Bugün 5 katılım bankası var eğer bu 5 banka ilave sermaye koyarsa daha fazla katılım bankasına ihtiyaç yok. Ama koymadıkları sürece sermaye nereden geliyorsa o şekilde hareket etmek lazım.

CAPİTAL DERGİSİ – Tamamını okumak için tıklayınız