Ana sayfa YAZARLAR Katılım bankaları üç gruba ayrıldı…

Katılım bankaları üç gruba ayrıldı…

2452
0
PAYLAŞ
Twitter:@HamzaSahinTurk

Katılım bankalarının toplanan fonları 2017 sonu itibarıyla 107 milyar lirayı aştı. Zannedilenin aksine, Türk bankacılık sektöründe katılım bankalarının göreceli olarak iyi olduğu kalemlerden birisi aslında toplanan fonlar. Devlet katılım bankalarının katılım bankacılığı sektörüne en büyük katkısı toplanan fonlarda olacaktır. Geçmişte yaşanan travmalardan ötürü giderilememiş güven sorunu, devlet katılım bankalarının devreye girmesiyle kalkacaktır.

2017 yılında katılım bankalarının topladığı fonlar 22 milyar lira artış gösterdi. Bu artışın çok ciddi bir kısmı (tam olarak yarısı) yeni faaliyete başlayan iki devlet katılım bankası sayesinde oldu.

Toplanan fonlardaki geri kalan 11 milyar liralık artışın yüzde 72’sini Kuveyt Türk sağlarken, geri kalan iki katılım bankasının yakaladığı artış ise toplamda yüzde 28’de kaldı. Devlet katılım bankalarının toplanan fonlarda en çok Albaraka ve Türkiye Finans’ı zorladığını görüyoruz. 2016’da katılım bankalarındaki her 100 liranın 27 lirası Albaraka’da iken bu rakam 2017’de 24’e düştü. Türkiye Finans’taki düşüş ise dramatik, 25’ten 21’e geriledi bu oran (Türkiye Finans toplanan fonlarda Albaraka’nın gerisinde…)

Kimi katılım bankalarının zaman zaman “en yüksek kar payını biz verdik” reklamlarına şahit olduk geçmişte. Bu katılım bankalarının toplanan fonlarda epey gerilerde kaldığını görüyoruz. En yüksek kar payını verenin en çok fonu topladığı gibi bir denklemin olmadığını zaten biliyorduk, bunu yaşamış olduk. Katılım bankalarına para yatıran insanların öncelikleri nelerdir, tercih sebepleri nelerdir gayet detaylı bir şekilde incelenmesi gereken bir konudur. Bu insanların hassasiyetlerine önem vermeden istediğiniz kadar istediğiniz reklamı yapın, nafile.

Katılım bankalarının artık 3 grupta toplandığını görüyoruz. Devlet katılım bankaları, Kuveyt Türk ve diğerleri (Albaraka ile Türkiye Finans)

Devlet katılım bankaları, çok kötü yönetsel müdahaleler olmadığı müddetçe aktiflerde, toplanan ve kullandırılan fonlarda hızlı yükselişlerine devam edeceklerdir. Katılım bankacılığı sektörünün belki de en büyük yarası olan güven konusunda ilaç olacaklarıdır. Bunların olumlu tesiri olacaktır sektöre.. Katılım bankacılığının mevcut durumda tek başına sıçrama yapamayacağı bariz bir şekilde görüldükten sonra kamunun bu alana girmesi şart olmuştu…

Kuveyt Türk istikrarlı bir şekilde şube sayısını, aktiflerini, fonlarını, karlılığını.. hemen her kalemde ciddi manada artırıyor ve diğerlerinden açık bir şekilde pozitif yönde ayrışmış durumda. Kuveyt Türk’te üst yönetimde ciddi bir değişim olması durumunda mevcut iyi gidişatın bu şekilde devam edebilecek şekilde bir yapı kurulmuş olması en büyük temennimiz.

Beklenen başarıyı elde edemeyenlerin ise “biz neyi farklı yapıyoruz da istediğimiz manada büyüyemiyoruz, diğerleri gibi karlılık elde edemiyoruz” sorusunu kendilerine sormaları gerekiyor. Geçmişteki yanlışlar ileri sürülerek bir yere kadar idare edilebilir ama istenen büyüme ve karlılık 2018’de de görülemez ise “falancanın zamanındaki yanlışların bedelini ödüyoruz” söyleminin son kullanma tarihinin geldiği de barizdir…

Liyakatli yöneticiler seçin,

Bu yöneticilerin faiz hassasiyeti olsun,

Personelinize sadece sözde değil maddi olarak da “kıymet” verin, elde edilen kardan sadece üst yöneticilerinize değil tüm personelinize pay verin, onları da mutlu edin,

Çıkardığınız ürünleriniz müşterilerinizin kafasını hassasiyet noktasında karıştırmasın…

Katılım bankacılığı sektörü geçmiş senelerde hep otoriteden yana sıkıntı çekmişti, şimdi ise istediğinden fazla destek görebileceği bir dönem.

İyi değerlendirmekte fayda var, şimdiye kadar iyi değerlendirilemedi maalesef.

Yorumlar

yorumlar