Ana sayfa GENEL BDDK Başkanı Akben: “Merkezi Danışma Kurulu, Katılım Bankacılığına yönelik algının iyileştirilmesine önemli...

BDDK Başkanı Akben: “Merkezi Danışma Kurulu, Katılım Bankacılığına yönelik algının iyileştirilmesine önemli katkılar sağlayacak”

265
0
PAYLAŞ

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Mehmet Ali Akben, İslami Bankalar ve Finans Kurumları Genel Konseyi (CIBAFI) Global Forum’un açılışında konuşma yaptı.

2-3 Mayıs 2018 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilen CIBAFI Global Forum’un açılışına BDDK İkinci Başkanı Yakup Asarkaya, BDDK Kurul Üyeleri Beytullah Yazar, Fatin Rüştü Karakaş, Mustafa Balcı, Olcay Turan ve BDDK Başkan Yardımcısı Muhammet Mustafa Cerit de katıldı.

Mehmet Ali Akben, İslami finans sektörünün geliştirilmesi adına son dönemde kaydettikleri en önemli gelişmenin Merkezi Danışma Kurulu’nun kurulması olduğunu belirterek, “İslami finans kuruluşlarının İslami ilke ve esaslara uygun olarak faaliyet göstermelerini sağlamak amacıyla Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) bünyesinde kurulan Merkezi Danışma Kurulu, önümüzdeki günlerde faaliyete geçecek.” dedi.

Akben, bilgi teknolojilerinde kaydedilen gelişmelere bağlı olarak yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren yoğunlaşmaya başlayan küreselleşme sürecinin, toplumları, ülkeleri ve ekonomileri birbirine yakınlaştırdığını bu yakınlaşma 2 Mayıs 2018 BDDK bir taraftan yepyeni fırsatlar sunarken diğer taraftan da bir takım riskleri beraberinde getirdiğini söyleyerek, günümüz dünyasının artık herhangi bir bölgede yaşanan sorunun çok farklı lokasyonlarda etkili bir şekilde hissedilmesine yol açan bir kırılganlığa sahip olduğunu dile getirdi. Bu durumun yerel problemlerin çözümünde uluslararası iş birliklerine ne denli ihtiyaç duyulduğunu gösterdiğini kaydeden Akben, üçüncüsü düzenlenen forum kapsamında, CIBAFI’nin, ülkeler arasındaki ortak çalışma ve iş birliğinin en güzel örneklerinden bir tanesi olduğunu belirtti.

2008 krizinin etkilerinin ortadan kalkmaya başladığı dönemlerle birlikte gündeme gelen parasal sıkılaştırma tedbirlerinin etkisini bugün hala göstermeye devam ettiğini ifade eden Mehmet Ali Akben sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Ekonomik dalgalanmaların yaşandığı bu türden dönemler esas itibariyle, liberal-kapitalist ekonomilerin kendisini sürekli tekrar eden geçici bir özelliğini oluşturmaktadır. Bu bakımdan kur, faiz oranları ve varlık fiyatlarındaki volatil değişimlerin doğru şekilde anlaşılması ve bunların olumsuz etkilerini minimize edecek uygun tedbirlerin alınması bekleniyor. Nitekim ülkemizde de son yıllarda uygulamaya konulan makro ve mikro ihtiyati politikalar ile para ve maliye politikaları uygulamaları, piyasa dalgalanmalara karşı alınan hızlı ve kararlı adımlara örnek teşkil ediyor.”

BDDK Başkanı Akben, ekonomik dalgalanmalara karşı alınan bir kısım tedbirler, dalgalanmaların olumsuz etkilerini yeterince bertaraf etmemekte, bunun için proaktif nitelikte yapısal dönüşümler yaşanması gerekmekte diyerek, finansal sektör açısından söz konusu dönüşümün, farklı alt sektörlerin ve finansal ürünlerin geliştirilmesi anlamına geldiğini, alternatif bir finans sektörü ve ürün-hizmet çeşidi olarak İslami finansın, bugün birçok ülke için ekonomik dalgalanmalara karşı desteklenmeye başlanan stratejik bir sektör haline geldiğini belirtti.

Hükümetin 10. Kalkınma Planı kapsamında yürüttüğü İstanbul Uluslararası Finans Merkezi Programı’nın yapısal çözümlere örnek teşkil ettiğini söyleyen Akben, sahip olduğu büyüme potansiyeli itibarıyla İslami finans sisteminin İstanbul’un uluslararası finans merkezi olması sürecinde ne denli kritik bir rol oynayacağı da hepimizin malumudur, bu düşünceyle yaklaşık 3 yıldan bu yana yürüttüğümüz ulusal Faizsiz Finans Stratejisi sayesinde, kamu katılım bankaları kurulmuş, faizsiz finans sektörünün banka dışı alanda da gelişmesini sağlanmış, yeni oyuncular bu sektöre dâhil edilmiş, sektörün daha geniş kitleler nezdinde tanınması ve farkındalığı sağlanmış, vergi uygulamalarından sigortacılık işlemlerine kadar çok çeşitli yasal düzenlemeler hayata geçirilmiş, kamu ve özel sektör sukuk ihraçları arttırılmış, birçok üniversitede akademik bölümler ve araştırma merkezleri açılmış ve İslami para ve sermaye piyasalarının önümüzdeki dönemlerde faaliyete geçmesi için hazırlık çalışmaları yürütülmüştür, dedi.

Mehmet Ali Akben, gösterilen çabaların meyvelerini çok geçmeden almış olmaktan memnuniyet duyduğunu ifade ederek sözlerine şu şekilde devam etti: “2005 yılında 292 şube ve 5.747 personelle faaliyet gösteren katılım bankaları, 2018 yılı Şubat ayı itibarıyla 1037 şube ve 15.068 personeli olan bağımsız bir alt sektöre dönüşmüştür. Katılım bankalarının aktif toplamı 2005 yılında 2,5 milyar USD iken 2018 Şubat ayında bu rakam 42.5 Milyar USD’nin üzerindedir. Aynı dönemde katılım bankaları ortalama %27 büyüme göstererek Türk bankacılık sektörünün ötesinde bir performans sergilemiş, bu sayede sektör içindeki payını %2,4’den, %4,91’a çıkarmıştır. İslami finans faaliyetlerine yönelik olarak Kurumumuz nezdinde müstakil bir daire kurulması da Faizsiz Finans Stratejisi kapsamında çalışmalarımıza büyük oranda etkinlik kazandırmıştır. Aynı zamanda katılım bankacılığına ilişkin daha sağlıklı bir kurumsal hafıza, tecrübe ve bilgi birikimi elde edilmiş, İslami finans alanındaki insan kaynağı kapasitemiz arttırılmıştır. Bu minvalde ekonominin muhtelif alanlarında faaliyet gösteren kamu otoritelerinin benzer aksiyonları almalarının sektörün gelişmesine ivme kazandıracağı düşünülmektedir.”

İslami finans sektörümüzün geliştirilmesi adına son dönemde kaydettiğimiz belki de en önemli gelişme ülkemizde bir Merkezi Danışma Kurulu’nun kurulmuş olmasıdır diyen Akben, İslami finans kuruluşlarının İslami ilke ve esaslara uygun olarak faaliyet göstermelerini sağlamak amacıyla TKBB bünyesinde kurulan Merkezi Danışma Kurulu, sektöre yönelik algının iyileştirilmesine ve büyümesine önemli katkılar sağlayacağını vurguladı. BDDK Başkanı, Danışma Kurulu’nun tesis edilmesi kapsamında hazırlanan tebliğde, kurulun görev ve yetkileri net bir şekilde belirlendiğini bağımsızlığına yönelik tedbirler alındığını ve kararların katılım bankaları nezdinde bağlayıcı olması öngörüldüğünü ifade etti.

BDDK Başkanı, global İslami finans sisteminde karşılarına çıkan önemli problemlerden birinin ürün kısıtlılığı olduğuna değinerek, katılım bankalarımız nezdindeki ürün çeşitliliğinin artırılması amacıyla son dönemde bir dizi tedbir almış bulunmaktayız, dedi. Akben, yürütülen çalışmalar sayesinde hem aktif tarafta hem de kaynak tarafında yeni ürünlere yönelik mevzuat altyapısı oluşturulduğunu dil getirerek sözlerine devam etti: “Ele aldığımız ürünler arasında Muşaraka temelli projelere yasal esneklik getirilmesi ve vekâlete dayalı fon kullandırma ve fon toplama gibi örnekler yer almaktadır. Bununla birlikte sistemin gelişmesi adına İslami finansal hizmetleri yalnızca katılım bankaları tarafından değil farklı finansal kuruluşlar tarafından da icra edilmesi önemli bir aşamayı oluşturmaktadır. Kalkınma ve yatırım bankacılığı alanında İslami finansal ürünlerin hayata geçirilmesi adına son dönemde ortaya çıkan somut gelişmelerin bu kapsamda bizleri oldukça memnun ettiğini ve BDDK olarak sürece destek verdiğimizi belirtmek isterim.”

İslami finans sektörümüzün uluslararası en iyi uygulama ve düzenlemelere paralel şekilde geliştirilmesi amacıyla BDDK’nın, CIBAFI, IFSB, AAOIFI, IIFM gibi kuruluşlarla yakın ilişkiler kurulmasına büyük önem verildiğini söyleyen Mehmet Ali Akben, uluslararası standartlara uyum sağlama amacıyla eğitim programları düzenlendiğini, çeşitli sayısal etki analizleri gerçekleştirildiğini ve muhtelif standartların Türkçe‘ye çevrildiğini hatırlattı. Akben, kurum olarak son dönemde TKBB ile birçok ortak proje gerçekleştirdik, birçok proje üzerinde de hâlihazırda çalışıyoruz, bu çerçevede TKBB’nin özverili çalışmalarını ve son dönemde gerçekleştirdiği dönüşümü çok önemsiyoruz, dedi. BDDK Başkanı Akben, forumun gerek ülkemiz gerekse de global İslami finans sektörü için başarılı sonuçlar üretmesini ve hayırlara vesile olmasını temenni ederek konuşmasını sonlandırdı.

Yorumlar

yorumlar