Ana sayfa YAŞAM “2019’u fırsat olarak görüyoruz”

“2019’u fırsat olarak görüyoruz”

40
0
PAYLAŞ

Garanti Bankası Genel Müdürü Fuat Erbil, “2019’u dengelenme trendiyle beraber finansal değişkenlerin sağlıklı bir temele oturtulması açısından bir fırsat olarak görüyoruz.” dedi.

Fuat Erbil, bankacılık sektörü ve Türkiye ekonomisine ilişkin AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, 2018’in ikinci yarısında başlayan dengelenme eğiliminin belirginleştiği bir döneme girildiğini belirtti.

2019’u da dengelenme trendiyle beraber finansal değişkenlerin sağlıklı bir temele oturtulması açısından bir fırsat olarak gördüklerini ifade eden Erbil, ekonominin sağlıklı ve sürdürülebilir büyüme seyri için bu dengelenme sürecinin çok önemli ve zamana yayılarak emin adımlarla ilerlenmesinin doğru olacağını vurguladı.

Erbil, bu anlamda, Yeni Ekonomi Programı’nda (YEP) ortaya konan hedeflere yakın gerçekleşmelerin beklentileri karşılayarak kur üzerindeki kazanımları destekleyeceğini söyledi.

2019’da maliye ve para politikalarındaki sıkı duruşun korunarak, kurdaki değer kaybının enflasyon farklarının ima ettiği seviyeye kıyasla oldukça sınırlı kalabileceğini dile getiren Erbil, 2019’un ikinci çeyreğiyle beraber de toparlanmanın başlamasını beklediklerini ifade etti.

Erbil, özellikle ikinci yarıyılda görece düşük baz etkilerinin de etkisiyle daha yüksek bir büyümenin yakalanabileceğine dikkati çekti.

 

– “Aktif kalitesi sektörün odak noktası olacak”

 

Fuat Erbil, sektör olarak da, düşüş trendine girse de etkisi bir süre daha devam edecek yüksek enflasyon ve faiz ortamıyla birlikte azalan iç talebin etkisiyle; nispeten düşük kredi büyümesi, aktif kalitesi, likidite ve sermaye yeterliliğinin son dönemde olduğu gibi gündemde olmaya devam edeceğini söyledi.

Aktif kalitesi tarafında, son dönemdeki yukarı yönlü eğilime rağmen, sektörün mevcut takipteki alacak oranının görece makul seviyede ve gelecek dönemde de kontrol edilebilir düzeylerde kalacağını dile getiren Erbil, yine de makroekonomik gelişmelerin hem tüzel hem bireysel tarafta, müşterilerin ödeme gücünde yaratabileceği olası etkilerle, aktif kalitesinin gelecek yıl da sektörün odak noktasında olmaya devam edeceğine işaret etti.

Erbil, hane halkı borçluluğunun gerek Avro bölgesi gerek gelişmekte olan ülkelere göre daha düşük olmasının sektör için bireysel taraftaki risk unsurlarını daha yönetilebilir kıldığını ifade etti.

 

– “Ülkemizin gelişimi için gerekli kaynağı ve desteği sağlamaya devam edeceğiz”

 

Garanti Bankası Genel Müdürü Erbil, likidite ve fonlamanın da önemli ajanda konularından olmaya devam edeceğini belirtti.

Sektör olarak, fonlama ve likidite yapısını yaşanabilecek her türlü gelişmeye karşı daha dayanıklı, daha hazır hale getirmenin çok önemli olduğunu vurgulayan Erbil, bu anlamda orta vadede hanehalkı tasarruflarının artırılmasına yönelik düzenlemelerle birlikte yabancı paraya yönelimi dengede tutmayı hedefleyen uygulamaların da etkili olmaya devam edeceğini söyledi.

Erbil, şunları kaydetti:

“Ayrıca 2018’de olduğu gibi önümüzdeki yıl da mevduat hacminin kredilerden daha fazla artmasıyla kredi-mevduat makasındaki iyileşme eğiliminin devam etmesini bekliyoruz. Sektör olarak ben inanıyorum ki önümüzdeki dönemde de sermayemizi etkin kullanarak, likidite, aktif kalitesi ve risk göstergelerimizi odağımızda tutarak, ekonomimizin sürdürülebilir büyümesi ve ülkemizin gelişimi için gerekli kaynağı ve desteği sağlamaya devam edeceğiz.”

 

– “Sermaye yeterlilik oranları oldukça iyi seviyelerde”

 

Fuat Erbil, yaz aylarında yaşanılan finansal şokun, sektöre dair bazı oranları etkilediğine dikkati çekti.

Ancak, hızlıca ve koordineli bir şekilde atılan zamanında ve doğru adımların birçok konuda oluşan kaygıları giderdiğini vurgulayan Erbil, bankalardan toplanan stres testlerinin de bu adımlardan biri olduğunu belirtti.

Erbil, şöyle devam etti:

“Banka olarak zaten düzenli hazırladığımız setler bunlar. Şu an yapılmakta olan, amaçlanan, sektörün makro seviyede nerede olduğunu ortaya koyabilmek. Buna dair de gerekli adımları atabilmek. Sektörde sermaye yeterlilik oranları kurun belli seviyede stabilize olmasının da etkisiyle oldukça iyi seviyelerde, yasal gerekliliklerin üzerinde. BDDK’nın kur ve menkul kıymet değerlemelerinde yaptığı değişiklikle sermaye yeterlilik oranları üzerinde sağladığı kolaylıklar oldu, ancak bunun etkisi güncel durumda 1 puan seviyesinde ve zamanla bu etki de ortadan kalkıyor.”

Takibe düşen krediler oranında bir miktar bozulma olduğunu ancak onun da yönetilebilir seviyede bulunduğunu dile getiren Erbil, BDDK’nın, bankacılık sektörünün mevcut sermaye yapısının aktif kalitesi kaynaklı riskleri yönetebilecek seviyede olduğuna ilişkin yaptığı değerlendirme ve açıklamaları da gerçekçi bulduklarını söyledi.

Erbil, ekonomideki dengelenmeyle sağlanan stabilizasyonun, bundan sonra bu alanlarda endişeleri ve negatif etkileri sınırlayacağının altını çizdi.

 

– “VDMK ile bankalara likidite sağlanmasının önü açıldı”

 

“Varlığa dayalı menkul kıymet (VDMK) konusunda ise, doğru yönetildiği sürece finansal derinliği ve çeşitliliği artıracak yeni bir enstrümanı ülkemize kazandırdık diyebiliriz.” ifadelerini kullanan Erbil, VDMK’nin gerek tüm denetimleri sağlaması, gerek tamamen canlı kredilerle oluşturulan havuzunun büyüklüğü olsun, başarılı bir yatırım aracı olduğunu söyledi.

 Erbil, Garanti’nin de katıldığı ve toplam büyüklüğü 3,15 milyar TL olan ihraç işleminde, bankaların konut kredilerinden teminat havuzu oluşturulup ihraç edildiğini anımsatarak, “Bu sayede yatırımcı tabanı çeşitlendirilerek emeklilik yatırım fonları ve sigorta şirketlerinden bankalara likidite sağlanmasının önü açılmış oldu.” diye konuştu.

– “Türkiye ve Garanti, BBVA Grubu için stratejik öneme sahip”

Garanti Bankası Genel Müdürü Fuat Erbil, “Türkiye ve Garanti, BBVA Grubu için stratejik öneme sahip. BBVA yönetiminin her fırsatta altını çizdiği; ülkemize, ekonomimize, sektörümüze ve bankamıza olan güvenlerine inanıyoruz.” dedi.

Fuat Erbil, Garanti Bankası’na ilişkin AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Garanti Bankası olarak ülkenin ve ekonominin hedef ve önceliklerinin bilinciyle, bütün paydaşlar ve ekonominin tüm oyuncularıyla oldukça etkin bir iş birliği içerisinde çalıştıkları başarılı bir yılın geride bırakıldığını söyledi.

Gerek finansal gerek finansal olmayan göstergelerde yılı hedefledikleri seviyelerde kapayacaklarını ifade eden Erbil, 2018’in ilk yarısı ile ikinci yarısının sektörde olduğu gibi Garanti’de de farklı dinamiklere göre şekillendiğini belirtti.

Erbil, ilk yarıda hızlı büyüme ortamıyla birlikte TL kredi büyümesinin yüksek seyrettiği bir ortamın söz konusu olduğunu dile getirdi.

İkinci yarıyılda ise büyüme ve talebin dengelenme eğiliminin belirginleşmesiyle birlikte 3. çeyrekte TL kredi portföyünün yatay seyrettiğini aktaran Erbil, yabancı para krediler tarafında ise yeni yatırımların hız kesmesi ve mevcut kredilerin geri ödemeleriyle birlikte sektörde olduğu gibi Garanti’de de portföyün daraldığının altını çizdi.

 

– “TL kredi-mevduat oranımızdaki iyileşme trendi devam edecek”

 

Fuat Erbil, 2019’un ikinci yarısı itibarıyla enflasyonun normalleşme trendine girmesiyle faizlerin rahatlamasını, bununla birlikte talebin artmasıyla beraber kredi artışının da ivmelenmeye başlamasını beklediklerini söyledi.

Fonlama tarafında ise kredi büyümesindeki dengelenmenin ve mevduattaki TL’leşmenin de etkisiyle TL müşteri mevduatı tabanını kredilerin üzerinde büyütmeyi başardıklarını anlatan Erbil, dengeli fonlama yaklaşımıyla TL kredi-mevduat oranında da gözle görülür iyileşme sağladıklarını ifade etti.

Erbil, 2019’da da likidite ve fonlamanın yakından takip edecekleri konulardan olacağını belirterek, “Mevduat odağımızın devam etmesi ile TL kredi-mevduat oranımızdaki iyileşme trendinin devam etmesini bekliyoruz.” dedi.

Diğer taraftan yıl içindeki hareketli gündemde; müşterilere, çalışanlara ve hizmet modeline yönelik yatırım odağını ve kararlılıkla izledikleri uzun vadeli stratejiyi sürdürdüklerini dile getiren Erbil, insanı ve teknolojiyi merkezine alan yatırımları 2018’de de kesintisiz devam ettirdiklerini aktardı.

Erbil, ulaştıkları noktayı yeni yılda daha da yukarı taşıyacak yatırımlarla sektördeki dönüşüme öncülük etmeyi sürdüreceklerini vurguladı.

 

– “Takipteki alacak seviyeleri kontrol edilebilir”

 

Garanti Bankası Genel Müdürü Erbil, banka olarak ülkenin sağlıklı bir zeminde büyümesini, beraberinde ekonominin sürdürülebilir kalkınma sağlamasını her zaman temel vazifeleri olarak gördüklerini ifade etti.

Bu sorumluluğun bilinciyle doğru müşteriyi doğru ürünlerle destekleyerek ekonomiye ve büyümeye verdikleri desteği 2019’da da sürdüreceklerini belirten Erbil, şunları kaydetti:

“Karlılık konusunda yorum yapmak biraz güç, sektördeki aktif kalitesi ve dolayısı ile karşılık giderlerinin seyriyle doğrudan ilişkili olarak şekillenecektir. Ama o taraftaki beklentiniz ne derseniz, mevcut durumda sektörün geldiği takipteki alacak seviyelerin kontrol edilebilir olduğunu düşünüyoruz. Şu ana kadar özellikle tüzel taraf kaynaklı bir artış gözlemledik, bireysel tarafta takibe girişlerde son dönemde bir miktar artış görmeye başladık. Kredi riski yönetimi sektör olarak 2019’da yakın takibimizde olan bir konu olacak.”

 

– “Büyük projeler radarımızda”

 

Fuat Erbil, altyapı alanında son 10 senede yaklaşık 50 milyar dolar yatırım yapıldığını ve bu dönemde İstanbul Havalimanı, Gebze- İzmir Otoyolu, 3. Köprü (Yavuz Sultan Selim) gibi çok stratejik yatırımların devreye alındığını belirtti.

Gelecek birkaç sene yavaşlamayla beraber doğal bir dengelenme süreci beklediklerini ifade eden Erbil, “Bu dönemde mevcut yatırımlara konsantre olup, inşaatlarını zamanında ve maliyet artışı olmadan tamamlamaya gayret etmeliyiz. Bu anlamda, son aylarda bazı ihalelerdeki ertelemeleri yerinde bir karar olarak nitelendiriyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Erbil, gelecek 10 seneye bakıldığında, Türkiye’nin altyapı alanında 45 milyar dolar ilave yatırım ihtiyacı olmasının beklendiğini söyledi.

Bunun içinde de özellikle otoyol projelerinin 25-30 milyar dolar yatırım rakamıyla başı çekmesini tahmin ettiklerini dile getiren Erbil, şöyle devam etti:

“3 katlı İstanbul Tüneli, İzmir Körfez Geçiş Projesi gibi büyük projelerin yanında Anadolu’da irili ufaklı otoyol projeleri de radarımızda olacak. Hastane projelerinde ise 8-10 hastane yatırımı daha bekliyoruz. İleriki yıllarda otoyol ve hastanelerde başarılı örnekler veren PPP modelinin atık su, kentsel içme suyu, merkezi ısıtma ve enerji verimliliği gibi alanlarda yeni sektörlere uyarlanması görüşülüyor. Bu alanlardaki çalışmaları destekliyor ve gelişmeleri yakından takip ediyoruz.

Finansman tarafına bakarsak, önümüzdeki dönemde 1-1,5 milyar doların üzerindeki projelerin finansmanı için, yabancı bankalar ve Türk bankalarının birlikte çalışacağı yapılarda finanse edilmesi gerektiği görüşündeyiz. Sadece proje finansman kredileriyle değil, proje bonoları, halka arz gibi farklı finansal enstrümanları da kullanarak kaynakları çeşitlendirmemiz gerektiğini düşünüyoruz. Bu anlamda VDMK ihracı yerinde bir uygulama olarak hayata geçti.”

 

– “Dijital destekli çözümlere yatırım yapmayı sürdüreceğiz”

 

 Fuat Erbil, şubeleşme alanındaki stratejilerinin, kantitatiften ziyade kalitatif bir zemine oturduğunu söyledi.

Müşterilerin tercihlerinin değiştiğini, artık sadece işlemler için değil, ürün ve hizmet alımları konusunda da uzun yıllardır yatırım yaptıkları dijital kanallara, özellikle mobil bankacılığa yönelimin çok yüksek olduğunu anlatan Erbil, şubeleşme stratejisini, müşterilerle yüz yüze etkileşimin yarattığı potansiyel değer ve şubenin daha çok müşteriye hizmet verme ve derinleşmeye sağlayacağı katkı parametrelerini baz alarak şekillendirdiklerini kaydetti.

Erbil, 2018’de Türkiye genelinde yaygınlaştırdıkları yeni şube ve hizmet modeliyle birlikte müşterilere her türlü hizmeti tek bir noktadan, en hızlı ve kolay şekilde alabildikleri, dijital ve fiziksel çözümlerin harmanlandığı daha yenilikçi ve kaliteli bir deneyim sunmayı hedeflediklerini dile getirdi.

Çalışanların da, sahip olduğu yetkinlikler ve artan donanımlarıyla yeni hizmet modelinin önemli bir parçası ve tamamlayıcısı olduğunun altını çizen Erbil, “Çalışanlarımızın mobilitesini artıran, değer yaratma odaklı ilişki yönetimine daha çok vakit ayırabilmelerini sağlayan dijital destekli çözümlere yatırım yapmayı sürdürüyoruz. Dijital dünyanın getirdiği imkanlarla gerek iş süreçlerinde gerek kişisel gelişimleri için harcadıkları zamanı daha verimli ve daha kaliteli hale getirmeyi hedefliyoruz. Daha yetkin, donanımlı bankacılar yetiştirmek gayesi ile, çalışanlarımızın eğitim ve gelişim olanaklarını zenginleştirmeye devam edeceğiz.” şeklinde konuştu.

 

– “Onur Genç, Garanti ve BBVA ailesinin çok sevilen ve saygı duyulan bir ferdi”

 

Garanti Bankası Genel Müdürü Erbil, dünyanın en büyük 17. ekonomisine sahip olan Türkiye’nin; genç, dijitale eğilimli nüfusu ve gelişmiş ülkelere kıyasla düşük bankacılık penetrasyonuyla, bankacılık sektörü için yüksek bir potansiyele işaret ettiğini söyledi.

Bu doğrultuda Türkiye ve Garanti’nin, BBVA Grubu için stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayan Erbil, “BBVA yönetiminin her fırsatta altını çizdiği; ülkemize , ekonomimize, sektörümüze ve bankamıza olan güvenlerine inanıyoruz.” dedi.

Erbil, Onur Genç’in Garanti’de önemli sorumluluklar üstlendi, bu alanlarda çok ciddi katkılar sağladığını, sonrasında grubun ABD’de faaliyet gösteren bankası BBVA Compass’ta CEO’luk görevinde de çok önemli başarılara imza atttığını anlattı.

Genç’in, Garanti ve BBVA ailesinin çok sevilen ve saygı duyulan bir ferdi olduğuna dikkati çeken Erbil, şunları kaydetti:

“Dünya genelinde 30’dan fazla ülkede faaliyet gösteren BBVA Grubu’nda CEO görevini üstlenecek olması; ülkemiz ve bankamız adına çok gurur verici. Biz bunu milli bir gurur olarak değerlendiriyoruz ve Türkiye’de gerek bankaların gerek bankacıların dünya ölçeğinde ne kadar kalifiye ve güçlü olduklarını teyit etmesi anlamında ayrıca önemsiyoruz. Onur Genç’in üstlendiği yeni görevinde de, tecrübesi ve vizyonuyla, gruba önemli katkılar sağlayacağına ve bayrağı daha ilerilere taşıyacağına yürekten inanıyoruz.”
 

Yorumlar

yorumlar